Akvaryum Balıkları Hakkında Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akvaryum Balıkları Hakkında Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Şubat 2013 Cuma
Akvaryumlarınızı kurulum kurallarına uygun kurduysanız muhtemelen balıklarınız sağlıklı bir ortamda yaşayacaklardır.
Balıkların hastalanma nedenlerini en önemlisi akvaryum sahipleridir.Hastalıklara davetiye çıkaran 3 temel neden vardır
*-Akvaryum koşullarındaki bozukluklar
*-Beslenme bozuklukları
*-Mantar,parazit ve bakteriler
Hastalıklar hakkında bilgi almaya başlamadan önce sağlıklı balığın nasıl olması gerektiğini öğrenmek daha yararlı olacaktır.
Sağlıklı balık;
*-Renkleri canlı ve parlak
*-Hareketli
*-İçgüdüsel davranan(çiftleşme güdüsü gibi)
*-Refleksleri çalışan(tehlikelere tepki verir,cama vurma gibi)
*-İştahlı
*-Sevdiği yiyeceklere karşı oburdur
*-Akvaryumun her alanını kullanır
Balıkların hastalıklarını anlamak çok kolaydır.Şöyle ki;
*-Normal davranışlarından uzaklaşır
*-Çoğu hastalık derisinden belli olur(lekeler,pul dökülmesi,sızıntı,yaralar,bazı organların anormalleşmesi)
*-Rengi soluklaşır
*-Refleksleri zayıflaşır
*-Dış çevreye ilgisi azalır
*-İştahlı değildir
*-Bir köşeye çekilir
*-Ani bilinçsiz hareketler yapar
Bu sayılanlardan biri yada birkaçı varsa balığınız hasta olabilir.Hastalığın tedavisinde erken teşhis çok önemlidir.
Hasta olduğu düşünülen balık derhal başka bir akvaryuma alınmalı,belirtilere göre hastalık teşhis edilip tedavisine başlanmalıdır.Hastalığın cinsine göre akvaryum dezenfekte edilmelidir.
Bütün hastalıklar akvaryum sahiplerinin ihmalkarlığı yada dikkatsizliği sonucu oluşur.Bu nedenle hastalığı tedavi ederken onun neden oluştuğunu tespit etmeli ve bu durumu ortadan kaldırmalıdır.
AKVARYUM ŞARTLARININ BOZUKLUĞUNUN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR
1-*Oksijen yetersizliği:Ciddi oksijen yetersizliklerinde balıkların ölümüne sebebiyet verilebilir.Aşırı bir oksijen yetersizliğinin olmadığı durumlarda balık az oksijen almasından dolayı hastalıklara karşı dirençsiz kalabilir.
Belirtileri:Balıklar akvaryumun yüzeyine toplanır,havadan oksijen almaya çalışırlar.Bu gibi durumlarda akvaryumun suyu 1/3 oranında uygun su ile değiştirilmeli ve oksijen kaynakları(hava pompası,filtre v.s.) gözden geçirilmelidir.
*-Akvaryuma kapasitesinden fazla balık konması:Akvaryumlarda 2.5 cm lik bir balığa 150 cm2 lik su alanı hesaplanmalıdır.
Belirtileri:Balıklar arası huzursuzluk,didişme,akvaryum dışına sıçrama,kavgalar,küçük balıkların yenmesi.
*-Bitkilendirmenin hatalı ve yetersiz olması:Bitkiler iyi bakılmadıklarında oksijen kaynağı olmaktan çıkarlar,birer zehir makinesi haline gelirler.Yeterli aydınlatılmayan akvaryumlarda bitkilerin karbon yaymaları ve gelişemedikleri için
çürümeleri kaçınılmazdır.Akvaryumları bitkilendirmeden önce bitkiler hakkında bilgi almalı ve buna göre düzeni ayarlamalıdır.
Bakımsız bitkiler akvaryum suyunun zehirlenmesine sebep olur.
Belirtileri:Oksijen yersizliğindeki belirtilerin yanı sıra toplu ölümler olabilir.
*-Hava pompası ve filtrenin yanlış kullanımı:Bitkilendirmenin az yada hiç olmadığı akvaryumlarda kullanılması zorunlu
olan hava pompası sürekli çalıştırılmalıdır.Elektrik tasarrufu,ses yada başka sebeplerle aralıklarla çalıştırılan hava pompalarından
yeterli verim alınamaz.
2- Fazla Oksijenden doğan sakıncalar:Oksijenin az olması sorun yarattığı gibi fazlalığı da sorun yaratır.Fazla oksijen balıkların kan dolaşımları üzerinde olumsuz etkiler yaratır.Özellikle yavru balıklar bünyelerinin zayıflığı sebebiyle fazla oksijene dayanamaz ölürler.
Belirtileri:Balıkların yüzgeçlerinde ve bitkilerin yapraklarındaki hava kabarcıkları.
Oksijen fazlalığını oluşturan sebepler;
*-Dinlendirilmemiş çeşme suyu kullanma:Evlerimizde kullandığımız çeşme suları basınç yardımıyla bize ulaştığı için oksijeni boldur.
En az 48 saat dinlendirmek gerekir.
*-Çok oksijen veren bitkilerin aşırı kullanılması:Elodea,Riccia gibi bol oksijen veren bitkilerin bol olması akvaryum suyunun oksijenini arttırır.
*-Hava pompasının bol hava vermesi:Akvaryuma filtre ve hava pompası ile gereğinden fazla hortum kullanılarak hava verilmesi.Bu durumda yapılacak hava pompasının çıkışına bir T koymak ve verilen havanın oranını ayarlamak olacaktır.
3- Uygun olmayan su şartları:Akvaryum suyunun hazırlanması kurallarına dikkat edilmemesi,balıkların hava keselerinin iltihaplanmasına deri üzerinde beyaz lekelerin oluşup derinin dökülmesine neden olur.Yapılması gerekenler;hemen akvaryumun 1/3 oranında suyu değiştirilmeli,bir sifon aracılığıyla dipteki pislikler alınmalıdır.
Akvaryum suyunun bozulma nedenleri:
-Klorlu çeşme suyunun bekletilmeden kullanılması
-Akvaryum tabanının pislik dolması ve bunun temizlenmemesi(bu iş için en uygunu bir çöpçü balığı edinmektir) sonucu dipte asit ve alkalilerin
yoğunlaşması.
-Akvaryum yapımında,çinko,bakır,teneke gibi maddelerin kullanılması.Bu maddeler suyla temaslarında zehirleyici etki yapabilirler.
4- Su ısısındaki değişikler:Akvaryumun ısısı besleğimiz balıklarımızın ihtiyaç duydukları ısıda sabitlenmelidir.Isıdaki değişimler balıkları olumsuz etkiler.
Balıklara istedikleri ısı verilmediği takdirde hastalıklar ortaya çıkacaktır(özellikle solungaç iltihabı).Bu durumda ortaya çıkan hastalığın tedavisi yoktur.Yapılacak şey ısıyı iyi ayarlamaktır.
HATALI BESLENMEDEN ORTAYA ÇIKAN HASTALIKLAR
1-*Şişmanlık:Balıklarda fazla ve yanlış beslenme sonucu görülür.görünüşte zararlı değildir ama üretim yapmak istiyorsanız,balıkların şişmanlıktan yumurtalıklarının yağlanması ve bunun sonucu yavru üretiminin durması sorun yaratabilir.Kısırlık oluşabilir.
2- Bağırsak iltihabı:bir hafta kadar yemeden kesilen balık ayrı bir akvaryuma alınmalı hastalık kaybolana kadar az ve değişik yemlenmelidir,hastalığa sebep olan yemde bir süre verilmemelidir.Hastalığın oluşma sebepleri;
-Yemde aşırı tuz bulunması
-Sürekli kuru beslenme
-Tek tip canlı yemin sürekli verilmesi
Belirtisi:İltihaplı,kanlı dışkı.
3- Kabızlık:Balığın anüsünde asılı duran dışkı,gözle görülür karın şişliği,yeme ilgisizlik,ilerleyen durumlarda balığın hiç dışkı çıkarmaması ve
yemden tamamen kesilmesi şeklinde görülür.
Tedavi olarak balığa Parafin Oil'de yarım saat bekletilmiş karides unu,canlı yem ve haşlanmış ıspanak verilmelidir.Geçmemesi durumunda eğer mümkünse
Hint yağı ile anüsten lavman yapılabilir.Kabızlığın sebebi devamlı kuru yemlemedir.
4- Kısırlık:Ölümcül bir hastalık değildir ama üretim isteyen akvaryumcuların en sevmedikleri hastalıktır.
Sebepleri çeşitlidir.Genelde yukarıda adı geçen hastalıkların sonucu oluşur.
BAKTERİLER-PARAZİT-MANTAR KAYNAKLI HASTALIKLAR VE TEDAVİ
Mantar,parazit ve bakteriler akvaryumlarımıza daima dışarıdan girerler.Bitki,hasta balık,temizliğinden emin olunmayan canlı yemler akvaryumlarımıza bu canlıların girmesine ve bazen tüm balıklarımızı kaybetmeye varan hastalıklara sebebiyet verirler.Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için yapılması gerekenler;
-Yeni dikilecek bitki,yarım lt kadar suya atılan dezenfektan içerisinde 2 saat kadar bekletilmeli,
-Yeni alınacak balığın güvenliğinden endişe duyuyorsanız bir hafta kadar başka bir akvaryumda karantinada bekletilmesi,
-Kaynağı bilinmeyen canlı yemlerin kullanılmaması,steril olduklarına dikkat etme,
-Balıkların besinlerine ve akvaryum suyuna özen göstermek.
Bütün bunlara dikkat etmemize rağmen yinede akvaryumlarımıza şanssızlık sonucu bu canlılar nüfuz edebilirler.O zaman hastalığı zamanında teşhis etmeli ve hemen tedaviye başlamalıyız.
Aşağıda verilen bilgiler bu canlıların balıklarınızda oluşturabileceği hastalıklardır ve incelenmesi gerekir.Teşhis ve tedavide geç kalmayın.
1- Mantar Hastalığı:Mantar,sağlığı bozulmuş,yaralanmış balıklarda kolaylıkla ortaya çıkabilen bir hastalıktır.Sağlıklı balıklara zararı dokunmaz.
Bir salgın tehlikesi yoktur.Kötü beslenme,bakımsızlık,yaralanma,ani ısı ve su değişimi sonucu direnci kırılan balıklar tehlike altındadır.
Teşhis:Yaralarda ve deride bozulma,pamuk görüntüsü almış deri parçaları,iştah kaybı,saklanma.
Tedavi:Balığın mantarlı kısmına mümkünse akvaryumcularda bulunan mantar ilaçlarından sürülebilir,Isısı 30 C a yükseltilmiş ve düzenli havalandırılan bir akvaryuma alınmalı,Bir hafta kadar ilaçları prospektüslerine göre kullanmalıdır.İlaçlarda bulunan etkin maddeler(Pennicline,Phenoxyethanol)
2- Balık Sülüğü:
Teşhis:Paraziti taşıyan balık,ondan kurtulmak için anormal hareketler yapar,Kuma ve otlara sürtünür.
Tedavi:Bu belirtileri gösteren balıkları %3 oranında eritilmiş tuzlu suyla banyo yaptırılmalıdır.Bu banyo sülüklerin bayılarak düşmelerini sağlar.Düşmeyenler olursa bir cımbızla alınabilir.Balığı kendi akvaryumuna koymadan önce üzerindeki ölü pulları su çalkantısı sayesinde almak iyi olur.Dikkat edilmesi gereken akvaryumların ısılarının aynı olmasıdır.
3- Balık Yengeci:
Teşhis:Balık devamlı huzursuz bir hareketlik içindedir.Gözle rahatça görülebilen parazit,başındaki iki koluyla balığa tutunur ve kanını emerek beslenir.Bu parazit gerçek yengeç familyasındandır.
Tedavi:Bildiğimiz sofra tuzu ile akvaryumdan çıkarılan balık üzerindeki yengeç bayıltılır ve bir cımbızla balığın gövdesinden alınır.Balığı zedelememeye dikkat edilmelidir.
4- Kara Benek:
Teşhis:Kist halinde koyu renkli benekler.Kist şeklinde görülen bu lekelerin altında yuvalanmış parazitler bulunur.
Tedavi:İlk iş akvaryumu sümüklü böceklerden arındırmaktır çünkü parazit ara hayvan olarak sümüklü böcekleri kullanır.Tedavide akvaryumculardan bulabileceğiniz Nitrofurazon ihtiva eden ilaçları kullanmalıdır.Tedavi banyo şeklinde yapılmalıdır.
5- Beyaz Benek:
Teşhis:Deri ve yüzgeç üzerinde oluşan beyaz noktalar.Her noktanın içerisinde ir parazit bulunur.Belirli bir gelişimin sonunda parazit üreme amacıyla balıktan ayrılır ve akvaryumun dibine çöker.24 saat gibi kısa bir sürede 200-300 parçaya ayrılır ve bu şekilde çoğalarak tekrar balıklara tutunur.Acil önlem alınmadığı takdirde akvaryumda bir salgın başlayacaktır.
Tedavi:Parazit balığın üzerinde yok edilemez.Üreme için balıktan ayrılması beklenmeli,etkili tedavide kinin kullanmalıdır.Ama kinin bulmak biraz zor olacağı için tedavinin daha kolay yolu akvaryumcularda elde edeceğiniz bu hastalık için üretilmiş ilaçları kullanmaktır.İlacın etken maddesi(Mercurochrom).Bir diğer yöntem Metilen mavisi kullanmaktır.Balıkları kumsuz ve bitkisiz başka bir akvaryuma alarak metilen mavisi akvaryumu mavi renge dönüştürecek kadar dökülmeli,bolca havalandırmalı ve suyunu haftada bir 1/2 oranında değiştirmeli,durum takip edilerek parazit görülmeyene
kadar bu işleme devam edilmelidir.Diğer akvaryumda kalan parazitler balıklar olmadığı için öleceklerdir.
6- Hidrokoride ve Libellula:
Teşhis:Cilt üzerinde oluşan sarı lekeler.Daha çok solungaçlara yakın yerlerde yuvalanır,balığa vantuzlarıyla yapışarak süratle çoğalır.Tedavide geç kalınırsa özellikle yavru balıklarda çok ölümcüldür.
Tedavi:%5 lik Metilen mavisi ile 10 lt ye 5 damla akvaryum ilaçlanır.5 günlük tedaviden sonra akvaryumun suyu tamamen değiştirilir.Bütün bitkiler dezenfekte edilir ve aynı işlem bir kez daha yapılır.Daha kolay bir yöntem ise;akvaryum tamamıyla karartılır ve sadece bir yerden küçük bir açıklık bırakılır,buraya konulacak cam parçası üzerine parazitler ışık almak için toplanacaktırlar,camın çıkarılmasıyla parazitlerden kurtulunabilir.
7- Patlak Göz:Gözün birisi yada ikisi yuvasına sığmayacakmış gibi şişerek patlar,daha çok Japon türlerinde görülen bu hastalık sonucu balı kör olur.Bazen gözlerini kaybeden balık bu şekilde yaşayabilmektedir.Nitrofurazon ihtiva eden bir ilaçla balık ayrı bir akvaryumda ilaçlanmalı ve şişlik kontrol altına alınasıya kadar tedaviye devam edilmelidir.Şişen gözler genellikle eski haline gelmez.
8- Ağız Yaraları:
Teşhis:Baş kısmında özellikle ağız çevresinde oluşan beyaz mantar tabakası.
Tedavi:Pamukçuk adıyla da bilinen bu hastalık tedavisinde balık ayrı akvaryuma alınır,diğer akvaryum dezenfekte edilir.Balık 10 lt ye 100 mg Terramycin'le
tedavi edilir.2 günde hastalık iyileşir.
9- Kuyruk Çürümesi:
Teşhis:Çok renkli balıklarda sıkça rastlanan bir hastalıktır.Kuyruk ve yüzgeçlerde kırmızı beneklerle başlar,üst kısımlarından çürümeye başlar gövdeye doğru yayılır.
Çürüme gövdeye geçince ölüm kaçınılmazdır.
Tedavi:10 lt suya 250 gr eritilmiş kaya tuzu ile balık banyo yaptırılır yada akvaryuma kaya tuzu eklenir yada akvaryuma 10 lt ye 750 mg. Terramycin karıştırılır.Kısa sürede hastalı tedavi edilir.
10- Pul dökülmesi:
Teşhis:Oksijen yetersizliğinde olduğu gibi balık su yüzeyinde yüzer,hareketleri ağırdır,pullarının bir kısmı dökülmüştür.İlerleyen safhalarda pullar tamamen dökülür.
Tedavi:Hasta balık ayrılır ve akvaryumun suyu tamamen değiştirilip dezenfekte edilir.Tamamen iyileşme garantisi olmayan Chloromycetin tedavisi 10 lt ye 600 mg
uygulanır.
11- Balık Veremi:
Teşhis:Fazla dolaşmayan balık,iştahsız refleksleri zayıf ve zayıflamıştır.
Tedavi:Gerçek verem mikrobunun yarattığı bir hastalıktır,100 lt suya 2 gr. Streptomcin veya Para Amine Salisilic acid ile ilaçlanır.Tek bir balıkta belirti varsa balık ayrılmalıdır.
Balıklarınız için evinizde yapabileceğiniz bir yem tarifi.
Tarifteki bazı malzemeleri çıkartabilir ya da hepsini bir yemde birleştirebilirsiniz. Besleyici, büyütücü bir yemdir. Hiç bir kuru yem aşağıdaki tarifin yerini tutmaz.
Malzemeler
*500 gr dana yüreği ; Semtinizde ki kasaplarda bulamayabilirsiniz, ciğercilere sormanız da fayda var.
Maliyeti ; 500 gr aşağı yukarı 2.5 Ytl
*150-200 gr karides ; Marketlerden kerevitaş v.b. markaların ayıklanarak, dondurulmuş ürünlerini tercih edebileceğiniz gibi balıkçılardan taze olarak alıp kendiniz ayıklayabilirsiniz.
Taze almanız daha ucuza gelir (150-200 gram Maliyet ; yaklaşık 2-3 ytl)
Tarifimizde 150-200 gram kadar kullanacağız fakat dondurulmuş alırsanız 450 gr civarı paketlerle alabilirsiniz, daha sonra kullanmak için saklayabilirsiniz; Maliyeti ; Yaklaşık 13 Ytl'dir.
(Sadece yaz aylarında taze karides bulamazsınız onun dışında balıkçılardan taze karides temin edip ayıklamanız daha ucuz ve sağlıklı olur, ayıklaması kolaydır sorarsanız izah ederler.)
*150-200 gr Balık eti ; Alabalık fleto, somon balığı eti veya kalamar da olabilir. Ben bugüne kadar alabalık fleto ve somon balığı kullandım.
Maliyeti ; 1 adet alabalık, 2.5 Ytl - 1 dilim somon, 3-4 ytl
*4-5 adet kapsül veya 1 tatlı kaşığı Spirulina yosunu ; Aktarlardan değişik markaların kapsül ya da hap formunda ürünlerini temin edebilirsiniz. Yemimizde 6-8 kapsül kadar kullanacağız fazlasını saklayabilirsiniz veya kendiniz tüketebilirsiniz. Spirulinanın faydaları için Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın.
Maliyeti ; Değişkendir, 100'lük kapsül kutu = 20 Ytl civarı.
* Supradyn veya megadyn, Bemiks 2ml ampül ; Eczanelerden temin edebileceğiniz vitaminlerdir.
2 adet supradyn veya megadyn tableti toz haline getirerek kullanabileceğiniz gibi 2 adet Bemiks ampulü kırarak yeme karıştırabilirsiniz.
Bemiks ampulün ışıkla etkisi azaltığından farklı bir uygulama ile kullanılabilir.
Şöyle ki; Bir çay tabağına 1 ampul bemiks'in yarısı dökülür. Üzerine tetrabits veya muadili yemler çok cıvık ya da katı olmayacak oranda eklenir. Karışım balıklara verildikten sonra, kalanı karanlık bir dolapta muhafaza edilerek diğer öğünlerde bitirilir.
Ayda bir kez bu şekilde yemleme yapılır.
Maliyeti ; Bemiks, 3.41 Ytl
* Sarımsak ; 12 diş orta boy sarımsak.
* 4-5 Yaprak ıspanak, 1 adet havuç, 100 gram bezelye.
* Soya unu ; Marketlerde, fırınlarda bulabilirsiniz. 1 kg yem için türe bağlı 2 veya 3 çorba kaşığı eklenebilir.
* Jelatin ; Dağılmaması için bitkisel jelatin kullanabilirsiniz fakat önemli değil kullanmasanızda olur. Pasta börek imalatı yapan yerlerden, büyük marketlerden temin edilebilir. Bitkisel jelatin adıyla isteyiniz.
Hazırlanışı ;
* Dana yüreği sinir ve yağlarından ayrılarak kuşbaşı kesilir.
* Karidesler hazır alındıysa buzları çözdürülür, taze alındıysa ayıklanır.
* Balık artıklarından, derisinden, kılçıklarından ayrılır.
* Hazırlanan dana yüreği, karidesler ve balık eti rondoya alınır.
* Rondo'ya spirulina'lar eklenir. (Kapsüllerinden dökülerek)
* Supradyn veya megadyn havanda toz haline getirildikten sonra karışıma eklenir.
* Sarımsak rendelendikten sonra karışıma eklenir.
* Ispanak, havuç ve bezelyeler eklenir.
* Soya unu eklenir.
* Jelatin ne şekilde dahil ediliyor bilgim yok, aydınlatan olursa iyi olur
* Bu karışım rondoda çekildikten sonra kilitli buzdolabı poşetlerine doldurulur ve dondurulur. Bu şekilde malzemeler ölçüsünde ince tabakalar elde edilmiş olur.
* Tabakalarımız donduktan sonra balıklara vermek üzere hazır olması için kesilerek bir kaba alınır ve buzdolabında muhafaza edilir.
* Yemleme zamanı buzluktan alınarak ihtiyaç kadar yemleme yapılır, buzluğa geri kaldırılır.
Eğer malawi, tang., astronot v.b. obur balıklarınız varsa buzlu halde akvaryuma atmak yerine bir müddet buzunun çözünmesini bekleyiniz. Discus gibi yavaş yemlenen balıklara buzlu halde atabilirsiniz.
Notlar ; Yazının başında belirttiğim gibi imkanınız nispetinde malzeme kullanmakta özgürsünüz.
Sadece yürek, balık eti ve sarımsağı kullanarak hazırlayabileceğiniz gibi tümünü ya da ihtiyacınıza göre belirleyeceğiniz malzemeleri kullanarakta hazırlayabilirsiniz.
Farklı yemlerle yemlemenin önemine binaen 3 farklı(Oranlar ve malzemeler değişik olarak) yem hazırlamanız, bu yemleri günlere bölerek balıklarınızı beslemeniz daha iyi sonuçlar verecektir. Bu yemin yanı sıra ara öğün olarak balıklarınıza kuru yemler vermeye devam ediniz.
Kilit malzemeler ; Sarımsak, vitaminler, mümkünse spirulina'dır diyebiliriz.
Akvaryumda Yavru Balık Bakımı Nasıl Olmalı. Canlı doğuranların yavrularının yetiştirilmesinde belki de en büyük sıkıntı yine bu yavruların ebeveynleridir. Ne kadar iyi beslerseniz besleyin, yetişkinler yavrularını bir şekilde yerler. Bu da daha doğduğu andan itibaren kendi kendine yeten, tek başına beslenebilen, rahatlıkla yüzebilen bu yavruların yetiştirilmesindeki en büyük etkendir. Peki, doğumdan itibaren neler yapılmalı?
1) Doğum:
Doğumdan önce dişi rahat bir yere konulmalıdır. Aksi halde strese girebilir ve doğumda çeşitli sorunlar ile karşılaşılabilir. Doğum alanı ne kadar geniş olursa ve saklanacak yerler ne kadar bolsa annenin yavrularını yeme ihtimali de o kadar azdır. Doğumu yapılacağı yerler açısından, hem iyi hem kötü yönleri ile birkaç grupta inceleyebiliriz.
Yavrulukta doğum:
Yavruluk asla tavsiye edilmez. Bazen anne balık günler önceden doğum yapacağı güne kadar yavrulukta bekletilmekte, bu da hem annenin hem de doğacak yavruların hayatını tehlikeye atmaktadır. Ayrıca yer dar olduğu için; örneğin gece doğum yapan anne siz sabah kalkıp onu ana akvaryuma alıncaya kadar yavruları rahatça yiyebilmekte.
Ayrı bir tankta doğum:
Genelde en iyi çözüm anneyi ayrı bir tanka alarak doğumun gerçekleşmesini sağlamaktır. İyi bitkilendirilmiş, dibinde kum bulunan ayrı bir tank yavrulama için mükemmeldir. Anneyi doğumdan yaklaşık 4–5 gün önce bu tanka almak balığın bu yeni tanka alışması ve doğum anı gelene kadar akvaryuma alışması için önemlidir. Böylece anne doğum günü gelene kadar yer değişimden oluşabilecek stresi üzerinden atmış olacaktır.
Ana tankta doğum:
Eğer doğum için ayrı bir akvaryum sahibi değilseniz, yenisini de almak istemiyorsanız ana tankta doğum yavruluğa göre daha avantajlıdır. Eğer bolca saklanacak yer varsa ana tankta doğum genellikle bir sorun olmaktan çıkar. Tabii ki melek balığı gibi bütün yavruları bulup teker teker yiyebilecek bir balık türünü akvaryumunuzda barındırmıyorsanız. Yavrulara saklanma yeri yapılmasını daha ileride ele alacağız.
2) Doğumdan sonra yavruların gelişimi:
Yavruların gelişimini etkileyecek birçok etken vardır. Bunların arasında beslenme, saklanacak alanlar, su değerlerinin uygunluğu ve yavruların gezebileceği alanlar vardır. Beslenme hiç şüphesiz en önemlisidir. Yavrularınızı gün içinde 4–5 öğün, azar azar yemleyiniz. Örneğin bir gün içerisinde iki defa yemleme yapıyorsanız, aynı miktarda yemi gün içerisinde 4–5 seferde vermeniz balıklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Yavruları ilk gün beslemenize gerek yoktur. Saklanacak yerler, yavruların gezebileceği geniş bir alan sağlanmazsa yavrular strese girebilir. Etrafta onları yiyebilecek büyük balıklar olmasa dahi saklanacak yerleri onlara sağlamanız balıklarınızın kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacaktır. Ayrıca yüzebilecekleri geniş alanlar balıklarınızın daha hızlı büyümesini ve daha sağlıklı olmalarını sağlayacaktır. Az miktarda akıntı ise yavrularınızın kas sistemlerin gelişimini olumlu yönde etkileyecek, öbür yandan mantar ve parazitlerin çoğalmasını engelleyecektir. Yalnız akıntının çok olması yavrularınız için rahatsızlık verici ve yorucu olabilir. Bu da yavrularınızı yorar ve onların vücutlarının hastalıklara karşı dirençli olmasını engeller.
Yavrulukta yavruların yetiştirilmesi:
Yavruların yavrulukta beslenmesinin birkaç avantajı olduğu gibi pek çok dezavantajı da vardır. En büyük avantajı yavruların diğer balıklar tarafından yenmesini engeller. Fakat yavrularınıza saklanacak yer sağlamadığı için onların strese girmesine sebep olur. Beslenmeleri ne kadar iyi olursa olsun yüzebilecekleri alan sınırlıdır. Bu da onların gelişimlerini olumsuz yönde etkiler. Yavrularınız yavaş büyür, akıntı az olduğu için kas sistemleri güçlü olmaz. Yavruluk balıkların yetiştirilmesinde asla tavsiye edilmez.
Ayrı bir tankta yavruların yetiştirilmesi:
Dibine yeterince kum konulmuş, bitkili, saklanacak yerleri olan ufak bir akvaryum yavruların yetiştirilmesi için idealdir. Filtre olarak suda çok fazla akıntıya sebep olmayan sünger filtreler kullanılabilir. Bitki bulunması yavrular için çok önemlidir. Bitkiler sudaki nitrat ve amonyak gibi maddelerin ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayacak ve yavrularınıza hızlı ve sağlıklı bir büyüme ortamı sağlayacaktır. Yavrular da bitkinin yapraklarında oluşacak yosunları afiyetle yiyeceklerdir. Akvaryumda yavruluğa göre yüzebilecekleri alan daha fazla olduğu için yavrularınız daha çabuk ve sağlıklı büyür. Yanlarına dekorasyon amacı ile kullanılan delikli kayalardan koymanız onların kendilerini güvende hissetmeleriniz sağlayacaktır. Dibe kum konulması yararlı bakterilerilere yaşayacak ortam oluşturur.
Ana akvaryumda yavruların yetiştirilmesi:
Genellikle yavrulukta beslemekten bile daha iyi bir yöntemdir. Eğer akvaryumunuzda melek balığı gibi avcı bir balık yoksa yavrularınızı rahatlıkla yetişkin canlı doğuranlar ile besleyebilirsiniz. Tek şart akvaryumda yeterince saklanacak yer bulunması ve filtre gibi yavruları çekebilecek tehlikelerin önüne geçilmesidir. Filtrelerin suyu çektikleri bölümü bayan çorabı ile sarararak bu tehlikenin önüne geçmek kolaydır. Esas sorun büyük balıkların tehlike olmaktan çıkarılmasıdır. Bu konuda pek de iç açıcı olmayan bir haberim var. Saklanacak yerlerinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın birkaç yavrunuz bir şekilde yem olacaktır. Bunun önüne geçmek neredeyse imkânsızdır. Ama yavrularınızın çoğunu sağlıklı olarak büyütmek istiyorsanız bitki sayısını arttırabilirsiniz. Bitki seçimini ince sık yapraklar sahibi olan bitkilerden yana yapmak çok iyi sonuç verecektir. Benim tavsiyem Java Moss gibi yavaş büyüyen fakat yavruların saklanması için mükemmel olan bitkilerdir. Yüzey bitkileri de yavrulara mükemmel bir yuva olacaktır. Delikli kayalardan da akvaryuma koyabilirsiniz. Yetişkin balıklarınızın yemlemesini de az miktarda yem ile günde birkaç sefere çıkartmanız yavruların yenilmesini engelleyecektir.
Yavrulara saklanacak yer yapmanın diğer bir yöntemi ise rafya kullanmaktır. Kırtasiyelerden çok ucuza bulabileceğiniz rafyayı makastan geçirerek kıvırcık hale getiriniz. Bir öbek halinde akvaryuma koyacağınız rafya dipten yüzeye kadar uzanırsa yavrularınız hem rahatça yem yiyebilir hem de yem için yüzeye çıkarken diğer balıklara yem olmazlar. Rafyayı misina ile dibe bağlayabilir veya akvaryumda geniş alana dağılmasını engelleyebilirsiniz. Benim tavsiyem Rafyanın akvaryumun iki ayrı köşesine birer tane koyulmasıdır. Böylece akvaryumun öbür ucunda gezinen yavrular da saklanacak yere sahip olabilirler.
3)Yavruların beslenmesi
Canlı doğuran yavrularının en güzel özelliği doğduktan sonra fazla bir bakıma ihtiyaç duymadan, kendi başlarının çaresine bakabilmeleridir. Akvaryumdaki yosunlar da dahil pek çok şey ile beslenebilirler. Tabii ki yosun tek başına onları beslemeye yetmeyecektir. Yavrularınıza artemia vermeniz onların hızla boy atmalarını sağlayacaktır. İnce bir toz haline getirilmiş pul yemler de kullanılabilir. Bunun için karabiber tohumlarının öğütülmesinde kullanılan öğütücüleri kullanabilirsiniz. Ara sıra haşlanmış ıspanak yaprağı vermeniz diyetlerini zenginleştirecektir. Yavrularınızı tek çeşit yem ile beslemeyiniz. Çeşitli yemler ile diyetlerini zenginleştirmeniz yavrularınızın hızla büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlayacaktır. Yem verdikten sonra dibe çöküyorsa kısa süre sonra yemi dipten çekilmelidir. Aksi halde suyun kalitesi kısa sürede bozulacaktır. Eğer yavrular ayrı bir akvaryumda besleniyorsa her gün akvaryum suyunun %10’unun dinlenmiş su ile değiştirilmesi yararlı olacaktır.
Belli bir dönemi geçmiş olanlara pek faydası dokunmayacaksa bile yeni başlayanlara faydası olmasını dilerim.
Özellikle ana tankta yavru besleyecekseniz sık dikilmiş elodea cabomba gibi bitkilerin çok büyük yararı olmaktadır. Özellikle cabomba ile çok iyi sonuçlar aldım. Tel tel yaprakları arasında yavruların saklanması için mükemmel bir ortam oluşmaktadır. Ayrıca java moss ile ilgili de bir noktaya temas etmek istiyorum. Bilindiği üzere java moss üzerinde dibe çöken yemleri ve balık pisliklerini tutmaktadır ve bu bitkiyi temizlemek neredeyse imkansızdır. Bir süre sonra bitki üzerinde biriken yem artıkları ve dışkılar sudaki amonyak vb. azot bileşenlerinin artmasına sebep olmaktadır. Bu da suyunuzun kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple küçük tanklarda çok yoğun miktarda kullanılması sakıncalı olmaktadır.
1- Canlı doğuran yavrularının saklanmasında java moos bitkisinin yanında olmazsa olmazlarından Cobamba ve demet halinde dikilecek Elodea kesinlikle tavsiyem olacaktır.
2- Rafya kullanılacaksa delikli hortum vantuzuna bağlanan rafyayı zemindeki cama yapıstırılması suretiyle çok daha sağlam sabitlemek olasıdır.
3- Filtrenin emiş hortumuna yavru kayıplarını önlemek açısından kadın çorabı takılabilir ama çok çabuk tıkanma yapabiliyor devamlı temizlemek gerekir, bunun için alternatif olarak Nikah şekerinin delikli tülbentini lastik yardımı ile bağlamak veya eskimiş kepçenizin filesini bu amaçla kullanmak da iyi bir alternatiftir.
4- Son olarak damızlık balık yetiştirmek istiyorsak, yavru balıkları 1,5 aylık iken dişi ve erkek ayrımı yaparak 4-6 aylık olana kadar bu şekilde beslenir erken çiftleşmelerin önüne geçilirse, hem balıklar gelişimini tam olarak tamamlar hemde sakat yavru ve verimsiz doğumların önüne geçilmiş olur
Cichlid Balıkları Üretimi ve Yavruların Yetiştirilmesi
Herkes baktığı balıktan yavru almak ister, bir anlamda emeğinin karşılığıdır bu. Tekrar bir heves alır bizi, bir heyecan. Yeni serüvenler başlar, bildiklerimizi yapmaya çalışır, hayatta tutmaya çalışırız yavruları. Bir taraftan ölen yavrular endişelendirir, kötü tecrübeler edinir, sayelerinde yeni bilgiler ediniriz.
Yunustan yavru almak biraz daha zor oluyor. Çabuk strese girip yavruları hemen tükürüyor. 1 yıl kadar bekleyip, yumurta alma ergenliğine ulaşmasını bekliyoruz ve ağzındaki yumurtalar bir bakıyoruz gitmiş ve hayal kırıklığına uğruyoruz. En kolay yavru alma, tek tür yunus beslemekle olacaktır. 1 erkek 3 - 4 dişi 250 - 300 lt akvaryumda başarıya ulaşacabiliriz.
Kendi yunuslarımdan yola çıkarak, yavru aldığım süreci resimlerle sizlere anlatarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Dişi balığımız tüpçük çıkartır ve 1-2 gün içinde yumurta dökmeye hazır hale gelir. Erkek balığımız titreyerek dişiyi çiftleşmek için davet eder.Dişi yumurtaları 3'er, 5'er döker, erkek döller, dişi ağzına toplar.
Resimde gördüğünüz gibi dişi döner yumurtaları toplar. İşte serüven başladı. Stressiz bir ortam sağlarsak, o yumurtaların yavru olduğunu görebiliriz. Yunus en ufak hızlı bir hareketten yumurtaları tüküreceği için, ağzı dolu dişiyi ayırmak çok zor olacaktır. İki şıkkımız vardır. Biri akvaryumun içine kovayı sokmak ve kovaya doğru balığı götürerek sudan hiç çıkartmadan diğer akvaryuma almak. Tabiiki diğer akvaryumdada risk devam etmektedir. Bir çok hobiciden duyarız, başka akvaryuma aldım yine kustu diye. Diğer yöntemde benim yaptığım yöntem. Şimdiye kadar hiç balığım tükürmedi bu yöntemle.
Duşakabinlerin plastik camlarını biliriz, onları akvaryumun ölçüsüne göre kesip, balığı hiç sudan ve yaşadığı akvaryumdan çıkartmadan kepçe ile alttan bıraktığımız boşluğa doğru iterek diğer bölmeye alabiliriz. Bu plastıği kullanmadaki sebep, hem karşı tarafı görememesi, hemde hafif, çivi ile delik açma şansımız olması. Vantuzlarla tutturarak akvaryum içine sabitleyebiliriz. Ama kesinlikle hava hortumunu oraya çekmeyi unutmayınız.
Resimde gördüğünüz gibi ağzı dolu dişi bölmede ymurtalarını çiğneyerek anaçlığını yapmaktadır.
Kusturmadan yavruları almak daha iyi fakat yer darlığı ve salacağı balıkları başka balıklara yedereceği için ben 10-11. gün kusturmak zorunda kalıyorum. Geniş bir kovaya akvaryumdan aldığım suyla beraber anne balığımızı alıyoruz. Yunus balığı bu kadar strese dayanamadığı icin elimize alır almaz, balığı zedelemeden hemen kusacaktır zaten.
İşte yeni yavrular geldi saydığım kadarı ile 100 adet kadar yavru yunusum oldu, darısı sizin başınıza. Şimdi diğer dişiyide kustaralım.
11. gün biraz keseli yavrular, ilk balık 1 gün önce yumurta almıştı, ikinci balıkta 1 gün sonra, keseler bir günde bile çok fark ediyor. İki dişide ağzını doldurması yer bakımından beni biraz zorluyor.
Çıkan 200 kadar yavru yunusun keselerinin kaybolması için akvaryuma astığım süzgeçte altına hava vererek oynatıp keselerinin kaybolmasını bekliyorum.
Süzgeçin ortasına süs camlardan koyuyorum ki damızlık balıklar alttan ittirmesin, havadan yukarı çıkmasın diye. En iyi yardımcı akvaryuma attırdığımız kayıt oluyor. Bu süzgeçide pazarlarda satılan, plastık kaplı tel iple bağlıyorum ve çok sağlam oluyor.
İşte bebekler hareketlenmeye başladı. Burada tutma sürece keseler kaybolana kadardır. Erken kusturulmuş yavrularda, daha fazla alttan hava verilmelidir. Çünkü altta durduğu yerde balık oynamazsa mantarlaşacaktır. Keseler kaybolana kadar da kesenlikle yemlenme yapılmaz.
Yavruları sudan çıkarmadan diğer akvaryuma alıyoruz. Artık çok az keseleri kaldı ve 1 2 gün içinde yem yemeye başlayacaklardır. Keseleri kaybolmadan kesinlikle yem atmıyoruz, sadece suyu kirletmiş oluruz. 1 haftada su değişimi hiç yapmıyorum.
Yavrulara artemia veya toz proteinli yem vermek gerekmektedir. Ben kahve değirmeninde çekerek toz haline getirdiğim alabalık yemi ve artemia veriyorum. Toz hale gelmiş alabalık yemi.
Sizler artemia düzeneğimi de göstermek isterim. 1,5lt. su şişesini 1 lt. su alacak biçimde ama iki üç parmak üstten kesiyoruz. Elektirikçilerde satılan kalın kablo ile hava hortumunu aşağıya kadar inmesini sağlıyoruz. Yavru akvaryumumuza mandal veya kayıtlar yardımıyla içine koyuyoruz.
Fotoğrafçılarda bulunan, film kutuları artemia için tam bir ölçek oluyor. Bakkallarda satılan turşu için toz iyotsuz tuz alıyoruz ve bir kutu doldurup dinlendirilmiş suya katıyoruz.
Bir çay kaşığı artemiayı silme şekilde doldurup, suya atıp, hafif havayı açıyoruz. 24 saat sonra artemilarımız hazır bulunmaktadır. İnce bir tül ile süzüp, dinlendirilmiş suda bir kere süzgeçin üstünden döküp (Tuz gitmesi açısından) yavrulara veriyoruz.
05.09.2007 çekilmiş resimler, yaklaşık 10 gün sonraki halleri.
Sabah artemia akşam kahve değirmeninde çekilmiş alabalık yemi, Tetra Discus vererek, bakıyorum.
1 cm kadar oldular. Yavru balıklarda artemianın çok büyük rolu var, bunun yanındada büyük akvaryumunda. Balıklar ne kadar geniş alan bulurlarsa, ve su değişimi sıklıkla yapılırsa büyümeleride hızlanıyor. Hiç bir kimyasal ilaç kullanmayın.
CANLI YAVRULAYAN BALIĞIM NE ZAMAN DOĞURUR ?
Öncelikle belirtmem gerekir ki her karnı şişen, karnı siyah olan balık hamile değildir.
Dişi balıkların erkek balıklara oranla fazla yem yediği bilinmektedir.Bu miktar bazen balığın karnının hamile gibi şişmesine, bağırsaklarının dolup karnının simsiyah gözükmesine neden olmaktadır.
Ayrıca canlı doğuranlarda, hamilelik öncesi yumurta birikimi gerçekleşmektedir.Bu safhada çoğu kez (Özellikle lepistes ve kılıçkuyruklarda) karında kahverengi, siyah renk oluşup hamilelik izlenimi verir.
Ancak bu demek değildir ki, balık hamiledir.
Hamile balığın bazı özellikleri olur :
1-)Karnı her gün düzenli olarak şişer.Karındaki siyah leke düzenli olarak büyür, koyulaşır.
Hamileliğin ilersi safhasında karnı patlıyacak bir hal alır.
2-)Hamile balığın dişilik hormonu yaymasından dolayı erkek balıklar devamlı olarak peşinden kovalar.Onunla çiftleşmeye çalışır.
3-)Hamileliğin en ilerisi döneminde yani doğuma 3-4 gün kala hamile balık kuytu köşelere saklanır.Su yüzeyinde veya tabanda hareketsiz kalır.Aniden strese girerek deli gibi yüzmeye başlar.
4-)Karın bölgesinde oluşan yavrular, dikkatli bir şekilde bakıldığında gözükür.Özellikle bu durum hamileliğin son safhalarında kendini iyice belli eder.
Peki balıkların hamilelik süresi ne kadardır ?
Lepistesler 28-35 gün
Kılıçkuyruklar 32 - 38 gün
Veliferalar 35-42 gün
Platiler 30-35 gün
Moliler 30-38 gün
Önemle belirtmem lazım ki, tüm herşeye rağmen balığın ne zaman doğuracağı kesin olarak bilinmez.Çünkü hamilelik süresi :
1-)Balığın yaşı, boyu, vücut düzeyi ile alakalıdır
2-)Erkek balıkların, aktif döllemesi ile alakalıdır (Dişiler bazen 5-10 yavru verip doğurmayı keser ve iki üç gün sonra tekrar doğurur.Bu yumurtaların döllenme süreciyle alakalıdır).
3-)Su sıcaklığı ile akvaryum koşulları ile alakalıdır.
4-)Balığın strese girmesiyle alakalıdır (Dişi balık strese girince yavruyu en son ana dek doğurmaz).
HANGİ BALIK HANGİ BALIKLA ÇİFTLEŞİR ?
En sık sorulan sorulardan birisi olan bu konunun cevabı çok açıktır.
Kılıç kuyruk X Plati
Lepistes x Endler
Lepistes x Gambusya
Lepistes x Moli (Çok istisnai bir durum)
Lepistes x Velifera (Çok istisnai bir durum)
Gambusya x Velifera (Çok istisnai bir durum)
Gambusya x Moli (Çok istisnai bir durum)
Moli x Velifera
Bu tablo dışında hiçbir balık başka bir türle eşlemez.Yani lepistes kılıçkuyrukla çiftleşmez.Çiftleşse bile yavru olmaz.
Moli kılıçkuyrukla çiftleşmez.Çiftleşse bile yavru olmaz. Ha keza diğerleri de.
NEDEN YAVRU ALAMIYORUM ?
Yavru alamamanızın 3 nedeni var.Bunlar :
1-)Günümüzde yetiştirilen balıkların çoğu yetişme safhasında hormonlanmaktadır. Dişilere erkekli hormonu, erkeklere dişilik hormonu verilmektedir.
Bu nedenle balığınızda üreme gerçekleşememektedir.
2-)Erkek balıklara iri gözükmeleri için, çoğu kez dişilik hormonu verilir ve bunun neticesinde balık testesteron üretemez.Çoğu kez çiftleşemez, çiftleşmek istemez.Çiftleşse dahi yavru veremez.
3-)Balıklar kâr amacıyla hormonlar ile hızlı şekilde büyütüldüğünden dolayı, dişilerin vücutları yeterli gelişme gösterememektedir.
Üç ayda satış boyuna getirildiğinden ve bu esnada sırf alınması için hamile bırakıldığından dolayı, erken doğum neticesinde çoğu dişi balık zarar görmekte, dişiliği 2-3 hamilelikte bitmektedir.
AKVARYUMUMA KAÇ BALIK ALAYIM ?
Öncelikle yapmanız gereken ilk şey, akvaryumunuzun en, yükseklik ve ara kısmını ölçmeniz ve bunları çarpmanız gerekmekte.Çıkan sonuçtan 3 sıfır veya hane atmanız gerekmektedir.
Örneğin akvaryumunuzun boyutları 40 cm en, yükseklik 35 , ara kısım 29 cm.
Bunları çarptığımızda sonuç 40600 yani, 40,6 litre çıkmaktadır.
Akvaryumunuz 50 litrenin altındaysa ve yeterli tecrübeniz yoksa, tüm 50 litre altı akvaryumlarda 10-12 balığı geçmemenizi tavsiye ederim.
YAVRU BALIKLARIM NEDEN ÖLÜYOR ?
Açıkcası bunun üç nedeni var.
1-)Kötü bakım koşulları veya sudaki mikroplar.
2-)Anneye hamileliği esnasında, üretici tarafından verilen erkeklik hormonu.
3-)Annenin yetiştiği su koşulları (Suyun ph derecesi, temizliği, metal durumu vesaire).
Bu üç nedenden birisi veya hepsi yüzünden yeni doğan yavrularda toplu ölümler gerçekleşir.
BALIĞIMIN CİNSİYETİ NE ?
Canlı doğuranlarda çok açık bir kural vardır.Karnın alt bölgesinde sivri yüzgeç olan erkek, yuvarlak olan dişidir.
Ayrıca iri olan dişi, tıknaz olan erkekdir ve türlerin kendine ait cinsiyet özellikleri vardır.
Erkek lepistesler renkli kuyruğa, kılıçkuyruklar uzun kuyruğa
Öncelikle akvaryumlarımızda bulunan üreme boyuna gelmiş ve üreyen balıklar damızlık balık mıdır? Damızlık balık nasıl olmalıdır? Nasıl seçilmeli, nasıl yetiştirilmelidir? Nasıl korunmalıdır? Bu gibi meseleleri deneyimlerime dayanarak yazmak istedim.
Genelde satış ilanlarında ve balıkları tanıtırken görürüz ki damızlık balık satılıktır, damızlık balıklarım bunlar gibi başlıklar vardır. Oysaki bu balıklar genelde damızlık olmayıp hobici arkadaşların akvaryumlarında yer alan esas amacı görsellik olan, buna ek olarak uygun koşullar sağlandığında
yavru veren balıklardır. Yetiştirilirken bu balıklar yavru vermesi düşünülerek yetiştirilmemiş, beslenirken de o şartlara göre beslenmiyorlardır. Genelde karma akvaryumlarda beslenmelerine v.s dikkat edilmeden ortalama yemlerle ya da tek çeşit yemlerle beslenmekte, su şartlarına ve yemlemeye bağlı olarak kimi yerde sürekli yavru verirken kimi yerde hiç yavru vermemektedirler.
Karma akvaryumlarda çoğu hobici arkadaşımız filan balıklarımdan sürekli yavru alıyorum ama filan balıklarımdan hiç yavru alamadım gibi sorunlarla forumlarda soru sormakta çözüm aramaktadırlar. Benim deneyimlerime göre sorun balığın doğumundan önce başlamaktadır. Şimdi bu konulara sadece kendi tecrübelerime dayanarak değinmek istiyorum.
DAMIZLIK BALIK YETİŞTİRMEK İÇİN GEREKLİ AKVARYUMLARIN HAZIRLANMASI
Öncelikle damızlık balık yetiştirecek hobici veya profesyonel manada üretim düşünecek arkadaşlarımız zahmetli bir işe atıldıklarının farkında olmalı buna göre hazırlıklarını yapmalıdırlar. Akvaryumlarını yetiştirecekleri balıkların türüne göre hazırlayıp gerekli şartları sağladıktan sonra balık seçimine koyulmalıdırlar.
Peki, gerekli şartlar nelerdir. Benim deneyimlerim genelde sarı prenses, yunus, ahli, iceman ve litobates türünde olduğu için yazdıklarım malavi ağırlıklı balıklarda göz önünde bulundurulmalı ve okurken de ona göre genel şartlarla özel şartlar karıştırılmamalıdır.
Sarı prenses, ahli ve litobates için en az 150 lt yunus ve iceman için en az 250lt tanklar dış filtreli olarak hazırlanmalıdır. Kum koyulmamalı havada mümkünse hava motoru ile iç filtre takılmadan verilmelidir. Bunlara sebep iç filtre kullanılan akvaryumlarda balıklar sürekli akıntıdan yorulmakta aşırı çaba harcamakta hem beslenmeye fazla vakit bulamamakta hem de beslendiklerini enerji ihtiyacı için kullanıp büyümeye besinleri kalmamaktadır. İç filtre yemleri çekerek ayrıca bir soruna, bu yemleri eritip tekrar suya salarak nitrit patlamasına sebep olmaktadırlar. Kumun olmamasının sebebi en geç iki günde bir yapılacak dip çekimlerinin kolaylığı ve dipte hiç pislik kalmamasının düşünülmesindendir.
DAMIZLIK BALIK NASIL SEÇİLİR KİMDEN ALINIR
Her zaman söylediğim gibi damızlık balık alınmaz yetiştirilir damızlık balık yetiştirilmesinde en önemli unsurlardan biri balığın seçilmesidir. Yani yavru balık bulunmasıdır.
Yavru balığı bulmak epey zordur herhangi bir akvaryumcudan ya da üreticiden ya da hobiciden balık alınıp damızlık olarak yetiştirilmez. Öncelikle damızlık balık olacak yavruların anne ve babaları, yetiştiricisi tanınmalıdır. Balığın formu bu konuda çok önemlidir. Yavrularını alacağınız balıkların safkan olup olmadıkları bizzat görülmeli hatta yanık (yaşına göre yeterince büyümesi) olup olmadığına özellikle dikkat edilmelidir. Yanık balıkların yavruları da iyi gelişim gösterememektedirler. Sarı prenseslerde pek olmasa da ahli yunus litobates ve icemanlarda kırılma çok fazla görülmektedir. Yunusta dikkat edilmesi gereken balıkların arka yüzgeçlerinde herhangi bir renk olmaması kafa yapılarının düzgün olması beneklerinin belirgin renklerinin parlak olmasıdır. İcemanlarda üst yüzgeç sarı vs renk bozuklukları göstermemeli ağız yapısı uzun olmamalıdır. Ahlide masmavi bir vücut yapısı olmalı üst akması parlak beyaz olmalı sarı akma ve vücudunda yunusa benzer noktaların olmamasına vücudunun kafasına göre çok fazla solgun renkte olmamasına ve en önemlisi vücut formunun ince uzun olmasına dikkat edilmelidir. Litobateslerde yunus gibi noktalarına dikkat edilmeli kafası mavi vücudu mora yakın renkte olup dikine çizgiler olmamalı, ahli gibi ince ve uzun olmalıdır.
Balıklarımızın anne ve babalarını seçtikten sonra sıra yavru alma faslına gelmektedir. Benim en çok dikkat ettiğim husus hazırda bulunan yavruları almaktan ziyade balık sahibi arkadaştan şahsıma özel üretim yapmasını istemektir.
Bunlar nelerdir derseniz sadece ısıdır. Emeklerimden tam verim almak için verdiğim 5 balık ismi için geçerli olan başka balıklarda denemediğim ısı 28C derecenin altına düşürülmemeli mümkünse 29 olmalıdır. Isının yükseldiği tarihten itibaren balık ağzına yavru almış olursa yavruların %90 ı dişi çıkmakta çok fazla yavru büyütmek zahmetinden kurtulunmaktadır. Düşük ısıda alınan yavrularda erkek fazla çıktığından sonra elden çıkarılır ve zarar edilmese de emeğinizin karşılığı yeterince dişi balığınız olmamaktadır.
Balıklar mümkünse kusturulduğu gün mümkün değilse göbekleri tam çekildiği gün ya yemleme yapılmadan ya da sizin istediğiniz yemler verildikten hemen sonra bir kaç gün içinde hazırladığınız tanka alınmalıdır. Bunun önemi hem balıklara tubifex veya diğer yağlı damızlık balıklara verilmemesi gereken yemlerin verilmesini önlemek hem de akvaryumdaki hastalık parazit vs’nin balıklara daha fazla bulaşmasını önlemek içindir. DİKKAT: Balıkların gelişiminin en önemli evresi ilk 15 gündür. Burada dikkat edilecek bir diğer hususta balıklar yavruluk diye tabir ettiğimiz küçük plastik kaplarda hiç tutulmamalıdır. Bu şartlarla balıklarımız yetiştirme tankımıza atıldıktan sonra beslenmeye geçelim.
DAMIZLIK ADAYI BALIKLARIN BESLENMESİ
Bu aşamada dikkat edilecek en önemli hususlardan bir tanesi de belki birincisi diyebilirim balıkların damızlık olduklarında karma olarak mı yoksa tek tür olarak mı bakılacak olmalarıdır. Ben her türe ayrı akvaryum ayrılmasını tavsiye ediyor ve buna göre yazıyorum.
Balıklar Günde en az 16 saat beslenebilecek şekilde tanklar ışıklandırılmalıdır. Beslenme direkt olarak artemia ile başlamalıdır, Protein ihtiyacını artemia ile karşılayan balıklara maliyeti birazda düşürerek az oranlarda granül yem, bitkisel yem ve bir öğünde kaliteli yem verilerek yapılmalıdır. Balıklara üretilen yavruların büyütülmesinde olduğu gibi günde 7 8 öğün yem VERİLMEMELİDİR. Damızlık balık üretime geçildiğinde nasıl beslenecek ve ne aralıklarla yem verilecekse aynı şekilde en baştan alıştırılmalıdır. Benim yaptığım beslenme biçimi. Sabah akşam yeterli miktarda artemia arada iki öğün yemleme yani toplam 4 öğün yemlemedir. Örneğin sabah 7 de artemia verildikten sonra 12 de granül yem 5 te bitkisel yem ve akşam 10 da tekrar artemia iledir. TANKLARDAN DÜZENLİ OLARAK 2 GÜNDE BİR %20 DİP ÇEKİLMELİDİR. İlk 4 ay bu şekilde geçtikten sonra balıkların erkek dişi oranlarının (1e 5d) ayarlaması yapılıp kendileri için uygun tanklar hazırlanmalıdır.
Beslenme aynen devam eder. Tanklara bu aydan itibaren balıkların ilerdeki beslenmelerinde çok faydasını göreceğiniz adi salyangoz (minare değil)yassı olanlardan aşılanmalıdır. İlk önceleri bu salyangozları yemekte zorluk çekebilirler ya da yemeyebilirler. Bu durumda bir iki gün aç bırakmakta mahsur görmüyorum. Adi salyangozlar hem balıkların besin ihtiyacını karşılarken hem de hazmı düzenlemede müthiş faydalılar. Zaten kumun içinde ve filtrede üredikleri için balıklar çok fazla yiyememekte aşırı yağlanma v.s olmamaktadır.
Yunuslar ve icemanlar için bu aşamada kum koyulup fazla kaya koyulmadan hatta hiç koyulmadan devam ederken yavaş yavaş üreme aşamasına gelen sarı prenseslerde uygun kayalık ortamlar hazırlanmalıdır. Ahli ve litobateslerde çok fazla olmamakla birlikte dişiler için saklanma yerleri erkekler için düz taşlardan oluşan çiftleşme yerleri ayarlanmalıdır. Ahli ve litobates erkekleri düz bir taşın üzerinde çiftleşmeyi oyuklara tercih ederler. Sadece düz taşın olduğu bölgeyi ayıracak büyükçe bir taş ortaya koyulabilir. Akvaryuma koyulacak kumun mercan kırığı olmasını şiddetle tavsiye ederim. Kayalarda mercan kayası olursa çok iyi olur, düz satıhlı olanlarından. Dallı budaklı veya kırmızı rengi olan keskin kenarlı çiçek gibi açmış mercanlar balıkları yaralamaktadır.
Cinsiyet ayırımı bu aylarda %80 isabetle yapılabilir. Sarı prenseslerde vent açıklığı belirleyici faktörken, Diğerlerinde kafa ve kuyruk yapısı belirleyicidir. Tabi zorluk çeken arkadaşlar vent açıklığını kontrol ederek de cinsiyetleri belirleyebilirler. Cinsiyet ayırımının bu aşamada yapılmasının sebebi, biraz hata olmakla beraber kalan balıkların daha fazla dişi ağırlıklı olması ve akvaryumda balık başına düşen lt miktarının artırılarak daha hızlı bir büyüme elde edilmesidir. Erkek balıklar arasında çıkması muhtemel bölge kavgaları da bu boydan sonra başlar ki, bunu da engellemiş oluruz.
Balıklarda yapılması gereken bir diğer işlemde sadeleştirme işlemidir. Buda beslenmede yeterli payı alamayan veya vücudunda form bozukluğu bulunan aşırı yağlanan ya da zayıf kalan ağzında yüzgeçlerinde özür bulunan balıkları ayırmakla yapılır. Ayrılması gereken balıkların en önemlisi ki benim şahsi fikrimdir balıklar huylarına göre de sadeleştirmeye tabi tutulmalıdır. Mesela diğer balıkları sürekli rahatsız eden sağa sola saldıran, durduğu yerde durmayan yaramaz balıklar dişi dahi olsalar akvaryumdan çıkarılmalıdırlar.
Sadeleştirme işlemi bittikten sonra işin zor kısmı bitmiş demektir. Bu aydan sonra balıklar damızlık adayı olmuşlar iş tamamen beslemeye ve beklemeye kalmıştır.
7.aydan itibaren akvaryumlarda balıkların kaçar adet tutulacağı ayarlanmalıdır. Standart durumda hobici arkadaşlara şu lt ye şu kadar balık diyebiliyoruz. Lakin iş üretime döndüğünde daha çok balık koymak durumunda kalıyoruz. Çünkü normalde 250 lt bir akvaryuma 7 8 yunus önerilirken üretimde sayı çok 15 civarı olabilir. Bunda kullanacağımız dış filtre ve sürekli bakımın su değişiminin önemi büyüktür.250 lt akvaryumlarda 15 yunus ve 15 icemana 200 lt akvaryumlarda 20 adet sarı prenses boyu biraz büyük olan 15 ahli ve 15 litobates bakılabilir. Bu yazdıklarımın çoğu arkadaş tarafından eleştiriye tabi tutulacağını biliyorum ama benim uygulamalarım böyle idi ve son derecede başarılı oldum. Hobi için besleyen arkadaşlara diyeceğim bu sayıları dikkate almamalarıdır, nedeni üretim yapmak isteyen arkadaşlar her iki gönde bir su değişimi yapmak zorundadırlar. Bu hem sudaki artıkları yok edecek hem de fazla sayıda akvaryumda bulunan balıkların taze su ihtiyacını karşılayacaktır. Evde besleyen arkadaşlar iki günde bir su değişimi yapamamaktadırlar.
Kansoy Akv Kulüb
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Blogger tarafından desteklenmektedir.




