Papağanlar

Pet Kuş Papağanlar

Eğer yerel evcil hayvan mağazasında size hitap bir kişiliğe sahip bir papağan bulmuş olabilir. Şimdi ..

Papağanlar
Muhabbet Kuşları

Pet Muhabbet Kuşları

Ayrıca Amerikan papağan ve muhabbet kuşu olarak bilinen Budgie (Melopsittacus undulatus), hala büyük ..

Muhabbet Kuşları
Satılık Evcil Hayvan

Satılık Evcil Hayvan İlanları

Sizlerde kanatlı kafes ve kümes hayvanları bakımı yapıyor ve bakmış olduğunuz hayvalarınızın üretimi ...

Satılık Evcil Hayvan
cins köpekler

Evcil Köpekler ve İnsan

Biz bir insan gibi onu elbise olabilir, ama biz ona öyle davran yok. Büyük hata köpek sahipleri onlar ...

cins köpekler
Kanarya Hakkında Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanarya Hakkında Herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2013 Cuma

KANARYALARDA PREMATÜRE ÖLÜM SENDROMU

Bir gün yuvasında sağlıklı gördüğümüz yavru kanaryayı, ertesi gün yuvanın dışında ölmüş olarak bulabiliriz. Bu makalede, bu tür ölümlerin sebeplerinden bahsedeceğiz. Bu durumla ilk kez karşılaşan biri, yavrunun yanlışlıkla yuvadan çıkan dişi kuşa takılıp ya da belki de yuva yeterince derin olmadığı için beslenmeye çalışan yavrunun fazlaca hareket edip yuvadan düştüğünü düşünebilir. Buna dair pek çok senaryo üretilebilir. Neden bir gün iyi görünen bir kuş ertesi gün ölmüş olur? Birçok kişi sorunlara kaynak olarak “ıslak yuva”ları gösterirken okuduğum e-postalardan bazıları çok fazla protein içeren diyetlerin ya da TV’den yayılan radyasyonun etkili olduğu görüşündeydi. Peki, bir yuva nasıl ıslanır? Yuvanın üstüne Nisan yağmuru mu yağmıştır? Ya da dişi kuş suluktan koca bir yudum alıp hızla yuvasına dönmüş ve etrafı mı ıslatmıştır? HAYIR, hayır ve hayır! Eğer birinin yuvasını değiştirirseniz
sorun hâlâ devam edecek midir? Çoğu vakada cevap evettir. Neden? Çünkü yuvanın sahipleri hâlâ oradadır. Yuvanın içi hâlâ ıslak olacaktır çünkü içerde doğal olmayan bir şeyler vuku bulmaktadır.


Tüm bunlar öncelikle ebeveynlerin sindirimi kolaylaştırıcı toprağı yemesiyle başlar!! Burada kastedilen kuşları neyle beslediğiniz değildir. Eğer tüm dünyadaki en iyi mamaları, yemleri alıyorsanız ve bir beslenme uzmanı kadar iyi olacak derecede yemek porsiyonlarını hazırlayabiliyorsanız hiçbir sorun yoktur. Eğer anne-baba kuşlar hayatlarının en stresli döneminde patojenik[1] nedenlerden dolayı yediklerini öğütemezlerse, patojenlerin yavru ve ebeveyn kuşların vücutlarında yayılmaya devam etmesi gibi sorunlar çabucak ortaya çıkar. Türlerin doğum ve hayatta kalma dönemi gerçekten de çok stresli bir devirdir.

İnsanoğlu yemleri üretmeye başladığından beri türlerin doğal seleksiyon ya da hayatta kalma koşulları da değişti. Bugün beş çeşit kanarya olduğunu biliyor musunuz? Bunlardan ilki “ötücü” cins olarak bilinen renklerinden çok şarkı söyleme yetenekleriyle tanınanlar. İkincisi, ıslah edilmiş renk çeşitlerine sahip olan ötme yeteneğinden ziyade renkleriyle tanınan cinstir. Üçüncüsü, ötüş niteliği taşımayan ancak güzel renklere sahip olan “duruş” kanaryalarıdır. Dördüncüsü, katır ya da melez kanaryalar olarak bilinen ve çiftleşme döneminde ötücü, duruş ya da renkli olan farklı kanarya türlerinin eşleştirilmesi ile ortaya çıkan gruptur. Beşincisi ise insanoğlunun çıldırması sonucu ortaya çıkan sadece zevk amaçlı herhangi bir özelliğine bakılmadan rasgele eşleştirmeler sonucu ortaya çıkan cinstir. Başka bir deyişle mutasyona uğramış yaratıklardır. Şüphesiz yukarıdaki beş kanarya için de onları bitpazarında, kuş fuarında, toptan satışta ya da pet shoplarda satmayı kimse istemez.

Vahşi doğada sadece en güçlü kuşlar hayatta kalabilirler. Vahşi doğada yuvadaki yemek için kafalarını kaldırmayan ve hasta gibi görünen yavrular hemen yuvadan uzaklaştırılırlar. Buradaki amaç, avcıların yuvayı bulmasını engellemek ve güçlü olanların hayatta kalmasını sağlamaktır. Ebeveyn kuşlar için –genetik makyaj amaçlı olarak- gelecekte özürlü genler aktaracak olan hastalıklı yavru hiçbir şey ifade etmez.[2] Bir dakikalığına bunun üzerine düşünün. Onlar bunu içgüdüsel olarak yapmaları gerektiğini biliyorlar. Hatta bugün insan eliyle kuşhanelerde yetiştirilenlerde bile aynı içgüdü var. Ancak bizler kuşhanelerimizin “TANRILARI”yız ve kuşhanelerimizde ne olacağını en son olarak karar veren ve küçük işe yaramazı yaşatanlarız. Bu çıkmazı yaratan ve onları koruyup kollayanlar da bizleriz. Bu zavallı yaratıklar “ölümden kurtarılmış olmanın” verdiği duyguyla hep bizim için kalbimizde daha farklı bir yere sahip olacaklardır. Daha da kötüsü onları damızlık olarak yetiştirip eşleştirerek bu zayıf genlerin nesillerden nesillere aktarılmasına neden olacağız. İnternette gruplarda ya da listelerde kulaktan dolma çoğunlukla yanlış bilgilerle dolu olan kocakarı masalları sayesinde bu sorunlarla nasıl başa çıkacağımızı tartışırız.

Kanaryalar da diğer pek çok kuş türü gibi tutsaklık yerine özgürlüğü tercih ederler. Bu yüzden kafes içinde esir olma hali kanaryalarda az da olsa stres yaratabilir. Bu stresin derecesi kapalı olma durumunun yılına bağlı olarak değişir. Diğer taraftan çevre, haşere ve zararlılar, sivrisinekler, iç ya da dış parazitler de solunum ve sindirim konusunda sorun yaratabilirler. Sağlıksız koşullar sindirim ile ilgili sorunlar yaratır ancak bunlardan daha da önemlisi kanaryaların vücudundaki virüslerin yol açtığı hastalıklar nedeniyle kilo kaybetmesidir ve bu durum ölüme bile yol açabilir. Zamanla, gelişmiş kanaryalarda, içgüdüsel olarak ilerlemiş düzeydeki bir hastalığı saklamayı başardıklarını fark ettik. Üreme döneminde yılın geri kalan dönemine göre hastalıklarını saklayabilirler. Diğer taraftan yavru kuşun ağzının içi çok soluk ya da sarımsı renkteyse ya da dişi kuşun göğsündeki tüyleri ıslaksa ve alttaki tüyleri keçeleşmişse bir sorun var, demektir. Bunun hakkında ne yapabiliriz? Üreme döneminden önce neler yapmalıyız? Ön-aktif hazırlığı yapın: probiyotiklerle besleyin!!! Öncelikle size bir internet sitesinden bahsedeyim:www.pureliquidgold.com

Burada insanoğlunun kullanabileceği probiyotik besinler hakkında bilgiler bulunmaktadır. Bu makalede de kesip yapıştırdığım bilgiler bu siteden alınmıştır: Yeni Asrın Alternatifleri Probiyotikler. Bu konuda yapılan saha çalışmaları, ilâçlar ya da hastane gözetimi olmaksızın, sindirimi kolaylaştıran ve metabolizmanın optimum seviyede çalışmasını sağlayan “iyi ve kötü” mikroorganizmaların arasındaki dengenin probiyotikler tarafından sağlandığını ortaya koymuştur. Probiyotikler zaten vücutta var olan tüm iyi huylu ve doğal mikroorganizmalarla etkileşime girerek bağırsak florasını güçlendirirler.

Basitçe “iyi ve kötü” olmak üzere ikiye ayırabileceğimiz bakteri türü vardır. İyi bakteriler, bağırsak duvarlarına sıkıca tutunarak bizi kötü bakterilerin üremesinden ve büyümesinden korur. Ancak kötü bakterilerin de bazen şekerin sindirimi, vital enzimlerin salgılanması gibi durumlarda işe yaradıkları olur. Asıl sorun iyi ve kötü bakteriler arasındaki denge bozulduğu zaman ortaya çıkar. Bazı insanlar vücudu tamamen bakterilerden arındırmanın doğru olduğuna inanır. Fakat bu, yanlış bir kanıdır. Sağlıklı ve normal bir bağırsak florasında %85 iyi ve %15 kötü bakteri bulunur. Defalarca yapılan çalışmalar iki bakteri türünün arasındaki dengenin önemli olduğunu göstermiştir.
Okuma boyunca size neden probiyotikleri kullanmanız gerektiğini ve web sitesini ziyaret etmenizi neden istediğimi açıklayacağım. Eğer kuşlarımız mutlu ve sağlıklıysa, evcil hayvanlarımızla hayat harikadır! Bu duruma sadece insanlar olarak bakarsak, eğer hayatımızda stres varsa veya vücudumuzu güçlendirmek için antibiyotikler alıyorsak yavaş gelişme gösterse de, sonuçta nasıl hissedeceğimizi biliriz. Başkaları bizim nasıl hissettiğimizi bilirler çünkü anlatabiliriz. Kuşlar da ne hissettiklerini içgüdüsel olarak çok iyi bilirler ve zaman içinde bizler de onların hayatlarındaki strese yol açan şeyleri fark ederiz ama bu genellikle çok geç olur! Kuşlarımız için öncelikli olsun ya da olmasın stres yaratan faktörlerden birisi olduğumuzu biliyor musunuz? Bir düşünün, bir kuş ne zaman streslidir ya da stres dönemini yaşayacaktır? Kuşlar üreme ve tüy dökme sezonlarının öncesinde, bu dönemler boyunca ve sonrasında stres yaşarlar. Ayrıca yarışma dönemlerinde ve yeni bir çevreye girdiklerinde de stres yaşarlar.

Kısalan kış günlerinde gün ışığının izin verdiği süre boyunca, stresle baş etmek için durmaksızın yem yerler. Gerçek şudur ki, kuşlar zaman geçtikçe stresle baş etme yöntemlerini geliştirirler. Küçük şirketler bile bu durumla baş edebilmek için probiyotik katkılı besin üretimlerini artırmışlardır. Bu şirketler kuşların mümkün olabildiğince tüm besinleri absorbe etmelerini, böylece stres nedeniyle ortaya çıkan hastalıklara karşı sağlıklı ve dirençli olmalarını sağlamak isterler. Neden ailelerimiz bize yemekten önce ellerimizi yıkayıp yıkamadığımızı sorarlardı? Neden yemek hazırlamadan önce ellerimizi yıkarız? Neden temiz tabaklarda ve temiz çatal kaşıkla yemek yeriz? Neden tüm yiyecekleri yemeden önce yıkamamız önerilir? Neden tavuğu kestiğimiz bıçakla domates soymayız? Neden kümes hayvanları, kuşlar ya da hayvanlar yoluyla bize geçen mikroplar diğerlerinden daha zararlıdır? Tüm bu söylediklerim gereksiz ve boş sözlermiş gibi gelse de hastalıklara ya da E.coli gibi ya da diğer patojenlere karşı önlem almak için yaparız. Bir de bu duruma kuşların tarafından bakalım! Oldukça zavallı bir durum, değil mi?

Dişi kuşun yumurtalarının üstünde oturduğunu ve oturduğunu ve oturduğunu ve sonra aniden yuvasından dışarı atlayıp kocaman silkelendiğini ve daha sonra yem yiyip su içip yuvasına döndüğünü fark ettiniz mi? Ne yapacağını biliyor, değil mi? Hiç dişi bir kuşun yuvasından aceleyle çıkıp kafesin duvarlarını kustuğunu gördünüz mü? Ve bu kusmuğun berbat kokusunu duydunuz? İşte bu, arkadaşlarım, dişi kuşun sindirim sistemindeki patojenlerin aşırı çoğalmalarının sonucudur. Eğer dişi kuş yuvasını yaparsa, yavrularını beslerse ve eğer erkek kuş yavruların beslenmesinde ona yardım ediyorsa, yiyecekleri önce birbirlerine daha sonra yavrularına aktarırlar. Dişi kuş yemek yer ve bağırsak hareketiyle yavruların ağzına kusar ve böylece yuvayı temiz tutar. Fakat bu durum kafesin tüm sakinlerindeki patojen sayısının katlanmasına yol açar. Erkek ve dişi kuş aşırı derecede yorulmuşlar, pes etmişler ve yavrular da ölmüş ya da hayatta kalmışlarsa da gelişmeleri engellenmiş ya da deforme olmuşlardır. Biz de bu durumda zayıf beslemeden dolayı dişi kuşu suçlarız ya da şanslıysa kuşları strese soktuğumuzu ve bunun kendi suçumuz olduğunu kabul ederiz!! VAY CANINA!!
Tüm bunları söylerken nefesim kesildi. Kuşların neye doğru sürüklendiğini görebiliyor musunuz!! Bu kadar konuşma yeter. Size bundan daha iyi bir resim çizemem. “Hastalık sonrası tedavi yerine koruyucu tedavi.” Bu benim inandığım ve başarılı bulduğum bir yöntem. Kuş besleyicileri hayatları boyunca kümes hayvanlarına yönelik probiyotikleri kullanarak, kuşların patojen sayısının en az olduğu uygun ortamda yaşamalarını sağlamalıdır. Ayrıca tüm yıl boyunca besinlerini düzene koymalıdır. Yukarıda anlatılanları yok sayıp, genel probiyotikler satan firmaların tek amacı sizi kendi dediklerine inandırıp onların ürünlerini almanızı sağlamaktır.

Bu konuda çok dikkatli olun ve paranızı çöpe atmayın. Kuşlarınızı beslemek için aldığımız ürünlere ne kadar para ödediğimiz değil, onları sindirim sistemlerinde stresin ve patojenlerin ne kadar etkili oldukları daha önemlidir. En iyi kalitedeki probiyotiğin kullanımı sorunların ortaya çıkma ihtimalini düşürecektir ve zamansız ölen kanaryalar yerine daha sağlıklıları gelecektir. Böylece güzel bir hobiye sahip olan kanarya yetiştiricileri yalnızca mutluluk gözyaşları dökeceklerdir. 



EŞE ATILAN KANARYALARDA KAVGA

Bazen yeni bir kuş alır, onu tanımaya çalışırız. Bu tanıma süresi uzadığı 
zaman ve hatta eşe atma mevsimi gelip çattığı halde, hala bitmediyse, 
bayağı canımız sıkılıyor…
Efendim ben kuşu dişi diye aldım. Fakat erkeğin yanına atıyorum. Kavga ediyorlar.
Efendim ben kuşu erkek diye aldım. Fakat ciiik yok. Eş zamanı geldi, tüm 
arkadaşların kuşları eşe girdi , bizimki öyle yatıyor.
Bunlar sık karşılaşılan sorunlardır.
Öncelikle kuşumuzun cinsiyetinden emin olmalıyız.
Kuşumuzun cinsiyetini belirlediğimiz halde
karşı cinsle yine kavga 
ediyorsa;kuşumuz ırkının tüm özelliklerini taşıyan çok kaliteli bir
kuştur. Merak etmeyin. Çiftleşecektir. Yavruları ise ırkının özelliklerini 
taşıyan çok değerli yavrular olacaktır.
Çiftleştirmek için kuşumuza özel bir bakım ve özen göstereceğiz.
Tavsiyelerim.
1-Keçi boynuzu alın aktardan.Bir tane keçi boynuzunu ılık 1 lt suya atın.O
 suda demlensin.Bir gün sonra suluğuna koyun.İki gün dursun. Sonra
normal su verin.Bir hafta sonra tekrar verin keçi boynuzlu suyu. Bu işlemi
bir ay sürdürün.Değişikliği göreceksiniz.
2-Daha önce söylediğim sarımsak olayını uygulayın.
3-Kuşumuz tüydeyse veya karın ağrısı varsa yeşillik ve banyo vererek iyi ederiz.
4-Aşırı yağlıysa suluğuna limon damlatırız.






KANARYALARDA EŞLENME ÖNCESİ BESLENME


Tüy döküm zamanı erkek ve dişi kuşlarımıza karışık yemin yanında
haftada en az 3 kere mama vermelmelidir. Ayrıca tüy dökümünde
yemlerdeki soyulmuş yulaf oranı artırılmalıdır. Bu kuşlarınızı serin 
tutar.

Batikon

Batikonlu su; bağırsaklarındaki zararlı mikropları öldürür.İçinde
bulunan az miktardaki iyot kuşların tüylerinin
sağlıklı olmasına da 
etki eder.

2.5 lt suya 5 damla Batikon damlatılır.Hazırlanan bu su kuşlarımızın 
suluklarına koyulur. Fazla verilmesi kuşlarımıza zarar verir.

Haftada 2 kere banyo vererek kuşları rahatlaması sağlanır.

Artık eylül ayı biterken, kuşlarınız tüyden çıkmış, pırıl pırıl sağlıklı bir
haldedir.

Tüyden çıkan dişi kuşlarımızı düz yemle besleriz.

Haftada bir gün yeşillik (Marul, Kırmızı lahana) ,bir gün meyve (Elma, Portakal, Havuç) vermeliyiz. 10 günde 1 de yumurtalı mama 
vermeliyiz.

Bu beslenme şekline eşleşmeye 1 ay kalana kadar devam etmeliyiz.
Eşleşmeye 1 ay kala karışık yemle ve haftada 3 kez mama vererek 
beslemeliyiz.

Kuşların kafesinden balık kemiğini ve griti (mineral kumu)  
bulundurmalıyız.Dişi kuşların yumurtlarken kaybettikleri Calcium için 
gereklidir.

Erkek kuşlarımızı ötüm için hazırlanan özel karışım yemlerle 
beslemeliyiz. Bu karışım şöyledir;
5 Kg’lık Karışım için Oran
  • Darı (Kanarya yemi)   : 2,5 Kg
  • Şalgam Tohumu          : 1,5 Kg
  • Soyulmuş Yulaf          :  250 g.
  • Keten Tohumu            :  250 g
  • Nijer                            :  100 g
  • Mavi Haşhaş               :  100 g
  • Marul Tohumu            :  100 g
  • Anason                        :   100 g




KANARYALARDA SARIMSAĞIN ÖNEMİ

Kanaryanızın sağlığı için 3 baş sarımsağı 1,5 litrelik şişeye atın bir gün bekletin ve sularına verin. 
Kanaryalarda sarımsak kullanılmasının hastalıkların önlenmesinde faydası vardır..Sarımsaklı su 1 gün kuşların önünde kaldıktan sonra ertesi gün temiz su verilir.
FAYDALARI
1)Ölümlere sebep olan atardamar kireçlenmesine
iyi gelir
2)Yara ve çıbanları iyileştirir.
3)Krampları yok eder.
4)Akciğeri,karaciğeri,Safra kesesini ve kalbi kuvvetlendirir.
5)Bağırsak kurtlarını, diğer parazitleri öldürür.
6)Mide ve bağırsakları dezenfekte eder. Zararlı bakterileri yok eder.
7) İştahı açar.
8)Nezleyi yok eder, nefes borusu rahatsızlıklarına,bronşite çok iyi gelir.
9)Tansiyonu düşürür.
10)Ateşi düşürür.
11)Bağırsak gazlarını ortadan kaldırır.
12)Grip mikrobunu öldürerek vücudu bu hastalığa karşı korur.
13)İdrar yollarında taş oluşumunu engeller.
14)Kalp adalelerini güçlendirir.
15)Kalbi besleyen kroner damarları genişletir.
16)Cinsel gücü arttırır.
17)İdrar söktürür.
18)Vücudu sivrisinek ve haşerelerden korur.
19)Safra salgısının salınımını arttırır.
20)Kabızlığı önler.
21)Saç dökülmesini yavaşlatır.
22)Sesi güzelleştirir.



Kuşlarda Kurt Bit ve Parazitler
KUŞLARDA KURT, BİT VE PARAZİTLER

Kafes kuşlarında da memeli hayvanlarda olduğu gibi birçok iç ve dış parazit hastalıklara sebep olur. Bağırsak kurtları gibi iç parazitler veya kene gibi dış parazitler
kuşlarda da görülür.
Halkalı (yuvarlak) kurtlar (Nematodlar): Hemen hemen tüm organ sistemlerinde yerleşebilirler. En çok da sindirim sistemine. Hastalık, parazit yumurtalarının bulunduğu yiyecek maddeleri, su ve kafes içindeki oyuncak v.s. ile ağız yolundan vücuduna girer. Yumurtadan çıkan larvalar zamanla gelişerek parazitlere dönüşür. Bu parazitlerin ürettiği yumurtalar ise dışkı ile dışarı atılarak çevreye yayılır. Bu yumurtaların tekrar alınması ile hastalık sürekli bir çember çizerek ilerler ve diğer kuşlara da bulaşır. Vücudunda çok miktarda parazit olan kuşlarda gelişme bozuklukları, ishal ve besin maddelerinden yararlanamamaya bağlı belirtiler görülür. Hastalığın teşhisi için gaita muayenesi yapılır. Kafesin hijyeni ve su, yem kabı, oyuncak gibi kuşun ağzı ile temas eden materyallerin temiz tutulması koruyucu önlem olarak önemli.
Yassı kurtlar ve şeritler (trematodlar ve sestodlar): Bu parazitler gelişme dönemlerinde arakonakçı olarak başka canlıları kullandıkları için daha çok doğal ortamda kurt ve küçük yılanlarla beslenen kuşlarda risk oluşturur. Arakonakçı olan diğer hayvanlar yumurtaları ağız yoluyla alırlar ve kuşlar da bu hayvanları yiyerek paraziti alır. Teşhis ve tedavisi gaita muayenesi ve parazitin tipinin belirlenmesi ile yapılır.
Protozoalar: Bu gruptaki parazitler koksidiya, giardia, ve kriptosporidiya türlerinden oluşur. Bunların ilk ikisi kanlı dışkı ve ishale neden olurlar. Taze gaitada yapılan mikroskobik muayene ile bunlar tespit edilip uygun ilaçlarla tedavi edilebilirler. Kriptosporidiya, şiddetli ishal, burun akıntısı, sinüzit ve öksürük gibi belirtilere yol açar. Bu son parazit tipinin ne yazık ki çok etkin bir tedavisi mümkün değil.
Dış parazitler (artropodlar): Bunlar, kene ve bit gibi deri ve tüylerde yerleşen eklem bacaklı küçük parazitlerdir. Bazıları nadiren solunum sistemine de yerleşebilir. Kimileri tüm yaşamlarını kuşun üzerinde geçirirken, kimileri bir süre kalır ve sonra çevrede yaşamaya devam ederler. Bazılarını çıplak gözle görmek mümkün. Kaşıntı, tüy yolma, tüy dökülmesi, tüylerin zayıflaması ve deri problemleri gibi belirtilere yol açarlar.
TEDAVİSİ:
  • Kanarya yuvalarında görülen bitler için bit tutmayan keçeler kullanılabilir ayrıca keçe folluğa yerleştirilmeden önce ivermectin içeren veteriner ilacı enjektör yardımıyla birkaç damla folluğun içine damlatılır ve sonra keçe yerleştirilir.
  • İç parazitler için yine ivermectin maddesi içeren bu ilaçtan 1 LT suya 1 CC. değerinde karışım yapılarak kuşlara 48 saat suluklarından içirilir. Bu işlem ayda bir tekrarlanabilir.


Kanaryalarda KafesKANARYALARDA KAFES SEÇİMİ?

Kanarya beslemeye karar verdiyseniz ona bir de barınma için elverişli bir yer hazırlamalısınız. Bu normal boyutlarda bir kafes de olabilir, salmalık da olabilir. Alımda etrafınızdaki Pet-shoplardan kolayca ulaşabileceğiniz şekilleri değişken, irili ufaklı, sade veya bol süslü kafesler işinizi kolaylaştırır, size sadece bunlardan birini seçmek kalır. Bu seçimde kendi hoşgörümüz yanında özel maddi durumlarımızı, zevklerimizi de göz önünde bulundururuz hiç kuşkusuz. Tabi unutulmaması gereken,
 kanaryanın bir bizimle yaşayan, o evi paylaşan bir canlı olduğudur ve onunda ihtiyaçlarını düşünerek karar vermektir. Sonuçta kanarya ömrünü geçirecektir orada.
Barınacağı kafesin, dolap bölmelerinin büyüklüğü, derinliği, beslenecek kanaryanın sayısına, iriliğine ve kullanma amacına bağlı olarak değişir. İri ve boylu kanaryaları ( Yorkshire, Norwich, Lankshire, Parizyen, vs) standart ölçülü küçük kafeslere sıkıştırmak, yaşamlarının önemli derecede kötü yönde etkilenmesine yol açar. Bu tür iri kanaryalarda en düşük ölçülerimiz uzunluk 60, en 30, yükseklik 40 cm olmalıdır. Eğer amacınız üretimse bu ölçüler en az 70 x 40 x 50 olmalıdır. Küçük boylu kanaryalarda ölçüleriniz tek kanarya için, uzunluk 45, en 25, yükseklik ise 35 cm; çift kanarya için 60 x 30 x 40 cm olmalıdır. Bu standart ölçülerden aşırı sapmalar kanaryaya zarar verebilir, ondan istenilenin alınamamasına neden olabilir. Çok küçük barınaklar kanaryanın şişmanlamasına neden olurken, kas gücünün yitirmesine neden olur, üremesinde olumsuzluklara yol açar.
Çok büyük barınaklarda küçükler kadar zarar vericidir. Çok hareket alanı olan kanarya zayıflar, ötüşte ve üremede verimini düşürür. Barınakların genişliği kadar kullanılabilirlikleri de o kadar önemlidir.
-Dikey teller arasındak genişlikler 13 – 14 mm olmalı, kanaryanın kafasını sokabileceği boyutlarda olmamalı.
- Barınak kapıları bir elin rahatlıkla geçebileceği genişlikte olmalı, içe doğru değil dışa doğru açılmalıdır.
-Barınak tabanları sürgülü ve metalden olmalıdır.
-Tercihen paslanmaz metalden olmalıdır.
-Yerden en az 30 – 40 cm, yukardan ise 1 metre mesafede olmalıdır.

Kullanım yerine göre, çeşitli kafesleri bulmak mümkündür. Günlük yaşam kafeslerinin yanında, sergileme, yarışma, ders, yavru bakım ve yetiştirme, üretim, hasta bakım kafesleri ve çiftehaneler kafesleri mevcuttur ve kolayca ulaşabilirsiniz. Kafes gereçlerinin bir listesini vermemiz gerekir ise :
- Tünekler
- Suluklar
- Yemlikler
- Mamalıklar
- Yeşillikler
- Yuvalıklar
- Taban kumu
KANARYA BESLERKEN NELERE DİKKAT EDİLİR?

  • -Kafese yaklaşırken veya elinizi kafesin içerisine sokmanız gerektiğinde kuşla konuşun.. Kuşlarınızı ani ışık,ısı ve hareketlerden koruyunuz,bu gibi şoklar kuşunuzu korkak yapar.

  • -Kuşlara verilen bal hemoglobini yükseltir,daha sonra verilmediğinde hemoglobini düşen kuş çok çabuk hastalanır,bu yüzden ben kuşlarıma bal vermem.(balın yerine üzüm şekeri veya petmez veririm)

  • -Erkek kuşla dişileri ayrı yerlerde tutarım.

  • -Erkek kuşu dişilerden bir ay evvelinden eşleştirmeye hazırlarım.

  • -Erkeklere bu devrede kızıştırıcı(nijer,kırmızı turup)tohumlarının yanısıra mağvi haşhaşıda özellikle veririm.Dişileri ise eşe atmadan önce hafif yağlanmasını sağlarım.

  • -Eşleştirme devresi bahar aylarına geldiğinden hindibağ bulmanız da kolaylaşıcağından billhassa hindibağ kondiksyon ve eşleşme açısından çok faydalıdır.

  • -Yuvalığın etrafını ambalaj kağıdıyla sararım üstünü açık bırakırım.

  • -Yüksekde olan yuvalıkların içini üsten tutuğum dikiz aynası ile kontrol ederim.

  • -Eşe atmadan önce kuşlara banyo verir,tırnaklarını keser ve bit tozuyla bakımlarını yaparım.

  • -Yuvalıkların açık kısmını görüş alanımın tersine gelecek şekilde yerleştiririm.

  • -Folluğun alt kısmı ve keçenin içine sigara tütünü serperim.bitlenmeyi nispeten önler.

  • -Yavruların aynı anda çıkmaları için sahte yumurta kullanırım.

  • -Yavru zaiatını azaltmak ve anneyi yormamak için kuluçgada dört yumurta bırakırım.

  • -Erkeği dişinin yanına akşamdan koyarım.

  • -Kuluçganın onbirinci gününde ılık banyo veririm.

  • -Kuluçganın on ikinci günü yumurtaların üzerine ıslatılmış elimle hafif su çiselerim.

  • -Onikinci günde çıkmıyan yumurtaları on altıncı güne kadar beklerim.

  • -Yumurtlama zorluğu çeken kuşun anüsünü ılık su buharına tutar ve anüsüne bir damla gıriserin damlatırım.

  • -Yavruların yuvadan düşüp sakatlanmaması için tabana talaş sererim.

  • -Yavru kuşlara küçük çapta tünek koyarım.

  • -Anne yavruların tüyünü çekiştiriyorsa ikinci yuvayı asarım.

  • -Yavrular kendi aralarında tüylerini çekiştiriyorsa kafesin tellerine kısa kısa ipler bağlarım.

  • -Kuşlar büyük salmalarda veya kuşhanede ise damlama sulama sistemini uygularım.

  • -İçme sularına iç parazitlerini dökmesi için ayda bir defa bir litre suya üç diş sarımsağı ikiye bölerek atar birgün beklettikten sonra suluklarına dökerim.

  • -Aynı sistem soğanlıda oluyorsada ben sarımsaklıyı uyguluyorum.

  • -Birlitre suya bir çay kaşığı elma sirkesi koyup mikrop kırıcı olarak sularına dahil ediyorum.

  • -Kuşlarımda mikrobik değilde gıdalardan kaynaklanan bir isal var ise demli çay veya pirinç suyu kullanıyorum.

  • -Eğer şayet mikrobik bir ishalse ilaca yöneliyorum.(Tetramezetin)

  • -Banyo suyuna sirke veya karbonat tüylerin parlaklık kazanmasında faydalıdır.

  • -Banyo suyuna bir çimdik bakır sülfat (göz taşı) katmak mantar , bakteri ve parazitleri öldürür.

  • -Kuşlarınızı yazdan dışarıda bırakırsanız kışıda soğukda geçireceklerdir,benim kuşlarım kışıda soğukda geçirmekdedirler.

  • -Kuşlarınızı hava ceryanından ve ani ısı değişimlerinden koruyunuz.

  • -Kuşlarıma C vitaminini kesmiş olduğum elmanın içkısmına limon sıkarakdan veriyorum.

  • -Yemde israf varsa karışık yemdeki kenevirden kaynaklanıyordur buyüzden kendi yem karışımınızı kendiniz kenevirsiz yapın.(Avrupalılar genelde kenevir hiç kullanmıyor)

  • -Ben keneviri yavru zamanı yavrulara çekilmiş olarak kullanıyorum onun dışında büyüklere vermiyorum.

  • -Kendi yaptığım yem karışımım % 50 Normal ince yem , % 30 Şalgam , % 5Yulaf , % 5 Keten % 10 Sıhat Tohumları.

  • -Sıhat tohumları ( Nijer , Mavi Haşhaş , Kırmızı Turup , Beyaz Marul , Anason )

  • -Haftada normal zamanlarda iki defa mama veririm.

  • -Hazır kuru mamalar olduğu gibi isterseniz kendinizde mama yapa bilirsiniz.

  • -Mamada kullanılacak olan malzemeler : Haşlama Yumurta ,Haşlama Patates , Büsküvi ,Peksimet , Galete , İnce İrmik , Mısır Unu , Soya Unu ,Yağsız Süt , Balık Yağı , Maden suyu , Bira mayası .

  • -Yukarıdaki malzemelerle mama yapılır yalnız burda dikkat edilecek birkaç husus var onları sıralıyalım 1) Mamayı balık yağı ve sütlü yapıyorsak buna elma,kabak veya havuçu katmamalıyız. 2) Mamayı kısa zamanda kokuşmadan bitire bilecekleri şekilde vermeliyiz yoksa kuşlarımız zehirlenir. 3)Kuşlar genelde hangi tür mamaya alıştılarsa o mamayı ararlar herhangi bir değişiklikde mamayı rededebilirler o yüzden yapacağınız değişiklik varsa azar azar dikkatlice yapın inatcılıkla yememede israr ediyorlersa zorlamamak gerekir.

  • -Bil hassa ötüm kuşu besliyorsanız ISI , IŞIK , YEM faktörünü iyi kullanın aksi taktirde ötümde verim alamazsınız.

  • -Aldığınız yemler tozlu ise bunları mutlak eleyiniz hatta kurutma imkanınız varsa keten tohumu hariç diğer yemleri yıkayıp kurutup verebilirsiniz ben bilhassa yazın yemlerimi yıkayarak hazırlıyorum.

  • -Eşleştirmeyi kışın yapıyorda gün ışığı yeterli gelmiyorsa zaman ayarlı pirizlerden faydalanarak suni aydınlatmaya gitmeliyiz.

  • -Bir aylık olupda anne babayı terkeden yavru kuşlara aceleci davranıpda ders eğitimine başlanmasının fayda yerine zararları vardır aksi taktirde kuş abur cubur öter
  • Eğitim çağı altı aylık dan itibarendir.Bu zamana kadar salmalarda bir arada olan dişili erkekli duran kuşlar altıncı aydan itibaren dişilerden ayrılır bağımsız ders kafeslerine konur.

  • -Eğitm süreci kuşun algılama yeteneğine göre değişirsede bir buçuk ay ile iki ay arasıdır.

  • -Raflara yerleştirdiğiniz ders kafeslerini sürekli kendi aralarında yer değiştirin.

  • -Her zaman eniyi ötenleri en üsten aşşağı doğru sıralayın.

  • -Hasta olanlar ,negatif nağme çıkaranlar,bileziğiyle sürekli oynayanlar,turlarını yarıda kesenler gurupdan ayrılırlar başka bir yerde gözetilirler hallerinde düzelme varsa guruba dahil edilirler.

  • -Bu eğitim süreci loş , serin ve sessiz biryerde sürdürülür.

  • -Eğitim sürecinde kuşlara sürekli antıraman yaptırılarak yarışmalara hazırlanılır.

  • -Tüy değişiminde hava ceryanından ani ısı değişimlerinden bilhassa korumalıyız.

  • -Tüydeğişiminde tüy oluşumu puroteyin ağırlıklı olduğundan yumurta maması vermeyi ihmal etmemek gerekir.

  • -Kuşun tüy değişim devresini kısaltmak için kafesin etrafını bezle sarın ve kafes tabanındaki kağıdını tüyden çıkana kadar değiştirmeyin

  • -Tüyden çıkamayan kuşların suluğuna koyacağınız safran tüyden çıkmasına yardımcı olacaktır.
BURDAKİ UYGULAMALAR BENİM SEÇTİĞİM UYGULAMALARDIR.!

HERYETİŞTİRİCİNİN KENDİNE GÖRE DOĞRULARI VE EĞRİLERİ VARDIR !
BUNLARDA BENİM KENDİME GÖRE DOĞRULARIMDIR.BEN KUŞLARIMI BU ŞEKİLDE YETİŞTİRİYORUM SİZLERDE BUNLARI UYGULAYACAK OLURSANIZ YİNEDE DİKKATLİ VE TEMKİNLİ OLARAK HAREKET EDİNİZ.






KANARYA ÜRETİM DENEYİMLERİ


Bölüm 1

Malinua’ların çiftleştirilmeleri mart ayının ortalarında gerçekleştirilmeli, ve arka arkaya devam eden iki kuluçka devresinden sonra, temmuz ayının sonunda yavru alma işlemi tamamlanmış olmalıdır.


Şubat ayının ortalarında, damızlık erkekler çifthanelerin, kendileri için ayrılmış bölmelerine alınmalıdırlar.

Not: Üretimhanenizde ampül yerine, beyaz ışıklı flörasan lamba kullanınız. Üretimde ferah bir ortam, ışığın kalitesi ve gücü son derece önemlidir.

Çifthanelerin tabanlarına kum konulmalı, ayrıyeten yemleri öğütmeleri ve sindirim için, Avrupa’da Grit adı ile satılan, kumdan daha iri dişli, aynı zamanda
kanaryaların kalsiyum ve karbon ihtiyaçlarını karşılayan özel öğütme kumu, kireç tozu ile karıştırılarak ufak plastik kablar içinde, çifthanelerin uygun köşelerine konulmalıdır.

Damızlık erkeklerin çifthanelerde beslenmeleri:
Hergün: Bir kanarya için, bir tatlı kaşığı ölçüsünde karışık tohum yemleri karışımı, taze su
İki günde bir: Yeşillikve meyva
Haftada birkere: Yumurta maması. Not: şayet yumurta maması hazır ise, bir kaç damla su veya havuç rendesi ile nemlendirip verebilirsiniz.
Karışık tohum yemleri formülü: Yüzde otuzbeşer oranlarında şalgam tohumu ve kuş yemi, yüzde beşer oranlarında kolza, keten tohumu, yulaf bulguru, kenevir, niger, sıhhat tohumları karışımları.

Üretimde BOL YAVRU almanın birinci şartı, erkek ve dişi damızlıkların sağlıklı, erkek damızlıkların tığ gibi yağsız, dişi damızlıkların besili ve güçlü olmasıdır.

Üretim döneminde, kanarya’lardan bol ve sağlıklı yavrular alabilmek için gösterdiğiniz özeni, tüm yıl göstermelisiniz. Yıl boyunca doğru beslenmeyen, sağlıksız mekanlarda tutulan kanarya’lardan alacağınız randıman, isteğiniz, arzu ettiğiniz şekilde gelişmeyebilir.

Şayet üretime alacagınız erkek damızlıklardan bazıları, yağlı, şişman ise (karın bölgesi üflendiği zaman, deride görülen yağlanma) yüzde altmış oranında şalgam tohumu karışımlı tohum yemi, yeşillik ve meyva ile beslenerek, zayıflatılmalıdırlar.

Diyetin uygulanmasında, günlük diyet yeminin miktarı, bir tatlı kaşığından fazla olmamalıdır. Şayet fazla miktarda verilirse, kanarya alıştığı gibi seçici olacak, sevdiği tohumu yiyecek, sevmediğini yemeyecek, ve zayıflaması mümkün olmayacaktır.
Kanaryalarda irilik ve çabuk yağlanma genetik olabilir.



Bölüm 2

Yağlı damızlık erkeklerin, çiftleşmeyi gerçekleştirebilmeleri şüpheli olduğu için, yumurtaların verimliliği (döllenmesi) garanti değildir.


Şayet salma’lar mevcut ise, zayıflatma işlemi salma’larda daha çabuk gerçekleştirilir. Çünki geniş alanda daha çok hareket edecekler, ve uçacaklardır. Salma’larda beslenmeleri, çifthanelerde olduğu gibi diyet tohum yemi, yeşillik ve meyva ile yapılmalıdır. Bir hafta salma’larda tutulan damızlık erkekler tekrar çifthanelere alınarak, çiftleşmeye atılana kadar diyet yemleri ile beslenerek, dişi damızlıkların çifthanelere alınma tarihine kadar, (Mart ayının ilk haftası) oniki ile ondört derecede sabit tutulan sıcaklıkta, normal ışık gücünde, gün doğuşu ve batışı zamanlarına ayarlanan ışık sürelerinde tutulmalıdırlar.


Mart ayının ilk haftası, dişi damızlıklar kendileri için düşünülmüş, erkek damızlıkların bulunduğu çifthanelerin diğer bölmelerine alınırlar. Bölme araları kontraplak ile ayrılmış olup, birbirlerini görmemektedirler. Dişi damızlıkların ayakları temizlenip, şayet uzun ise tırnakları kesilmelidir. Beslenmeleri besin değeri yüksek tohum yemleri karışımı, yeşillik ve meyva ile karşılanmalıdır.

Çiftleşmeler öncesi içlerini (bağırsaklarını) temizlemek için, Esb3 toz ilaç kullanılabilir. Her gün sabah tazelenmesi koşuluyla, bir litre suya, bir gram karıştırılarak, beş gün boyunca verilir. Beş günden sonra, bir gün sadece su ve beş gün daha vitaminli su verilerek işlem tamamlanır.

Dişi damızlıkların üretimhaneye alınmalarından iki gün sonra, ışık süresi hergün kademeli olarak uzatılmalı, ve odanın sıcaklığı artırılmalıdır. (Kızıştırma süresinin başlaması)

Bu sürenin başlatılması ile, yuvalıklar asılmalı, meyva sepetine benzeyen, yuva kıllarının konulması için imal edilmiş sepetlere değişik yuva kılları konularak tele takılmalıdır.

Ben çok uzun yıllardan beri iki parçadan oluşan, ve dışarıdan, yuvalık için düşünülmüş kapıya takılan, tümüyle plastik yuvalık kullanıyor, ve çok memnunum. Kullandığım bu yuvalığın ön cephesinde bulunan kapağın açılması ile yavruların kontrolü çok daha rahat yapılmaktadır.




Bölüm 3

Yuvalıklar için kullanılan keçe’lerin bir yüzüne bit toz ilaçı serpilip ovularak, ilaçlı yüzü, çift taraflı yapışkan ile plastik yuvalığa yapıştırılır.


Oniki saat ile başlatılan, ve hergün kademeli olarak yarımşar saat uzatılan ışık süresinin, onbeş saate ulaşması, ve sıcaklığın yirmi ile yirmiiki dereceye artırılması, damızlık erkek ve dişilerin kızgınlığa ulaşmalarını sağlar. Su içine karıştırılarak verilen E vitamin tozu, ve yumuşatılmış şalgam tohumu, damızlıkların kızgınlığa ulaşmalarında son derece etkilidir.

Kızgınlığa ulaşan erkek’lerde dik ötüşler, dişilerde ise hızlı hareketlilik ve yuva yapma çalışmaları gözlenir.

Yuvasını örme işlemini bitiren dişi damızlığa, kendisi için düşünülmüş erkek damızlık verilerek çiftleştirme gerçekleştirilir.

Şayet dişi damızlık, erkeği kabul etmezse, erkek çifthanenin diğer bölmesine alınarak belli arallıklarla tekrar dişiye verilmelidir. Birkaç denemeden sonra dişi, erkeği kabul edecek, çiftleşme gerçekleşecektir. Bütün denemelere rağmen dişi erkeği kabul etmezse, başka bir erkek denenmelidir.

Ötücü ırk kanarya yetıştiriciliğinde çiftleştirmeler bir erkek bir dişi’den zıyade, bir erkek iki veya üç dişi ile yapılmaktadır. Burda amaç, çok kaliteli bir erkeğe en kısa zamanda en uygun dişinin bulunması, kaliteli yavruların alınması, ve bu nesilin çeşitli üretim metot’ları ile,bilinçli üretilmesidir.

Hergün sabah hakiki yumurtalar toplanarak, yerlerine sahteleri konur. Dördüncü yumurtalar sonra, sahteleri hakiki yumurtalar ile değiştirilir. Sahte yumurtaların alınıp, hakiki yumurtaların yuvaya konulması ve dişi damızlığın kuluçkaya yatması ile erkek damızlığı, dişi damızlıktan ayirmak gerekir. Çifthanenin bölmesi kontraplak ile ayrılarak, erkek damızlık diğer bölmeye alınır.

Yumurtaların değiştirilmesindeki amaç, yavruların aynı günde yumurtadan çıkmaları, anneleri tarafından eşit şekilde beslenmeleri, ve eşit yaşama şansının verilmesidir.
Şayet yumurtalar değiştirilmez ise, dört veya beş, gün farkı ile çıkan son yavrular kendilerinden büyük ve kuvvetli kardeşlerinden beslenmeye fırsat bulamayacaklar, açlıktan veya ezilerek öleceklerdir.

Yavruların, anneleri veya diğer yavrular tarafından ezilmemesi için yuvalıklara, yavruların sayıları ne olursa olsun, sahte yumurta konulmalıdır.



Bölüm 4

Bir erkek damızlık ile, iki, üç, veya dört dişinin çiftleştirilmesinde, erkek’ten sadece, yumurtaların döllenmesi için yararlanılır.


Erkek, yuvasını örmüş çiftleşmeye hazır, kendisi için düşünülmüş herhangi bir dişiye verilerek, iki veya üç saat dişinin yanında bırakılır, ve çiftleşme gerçekleşir. Çiftleşmenin gerçekleşmesinden tam emin olabilmeniz için, erkek damızlık bir gün boyunca dişinin yanında bırakılabilir. Bir gün sonra dişinin yanından alınarak, bir gün dinlendirilir, ve diğer çiftleşmeye hazır dişiye verilir. Çiftleşmeden önce erkek damızlığın bir gün dinlendirilmesi tavsiye edilir. Bütün yumurtaların verimli olabilmesi için, ikinci yumurtalardan sonrada, erkeği tekrar yukarıda belirttiğim süreler içinde, dişilere vermelidir. Bu yöntemle alınan yavrular, anaları tarafından beslenecek ve büyütülecektir, ikinci yavru alma dönemi için aynı erkek ve dişiler, uygulanan aynı yöntemle çiftleştirilir.


Yavrular altı veya yedi günlük olunca yüzzükleri takılmalıdır. Yüzzük takma işlemi yapılırken, yavruların içinde bulunduğu iç plastik yuvaların keçe’lerinin değiştirilmesi, ve yuvanın yetiştirici tarafından yeniden yapılması, bit’lere karşı alınacak önlem için, faydalıdır. Dişiler yeni yapılan yuvaları yadırgamadan yavrularını besleyeceklerdir.

Yavruların yumurtadan çıkmasından onbeş veya onaltı gün sonra, dişi damızlıklar tekrar ikinci kuluçka devresi için yuva örme hazırlıklarına başlayacaklardır. Dişilere bu olanağın verilmesi için, on ile onbir günlük tüylenmiş yavruların içinde bulundukları iç plastik yuvalıklar, 6 veya 7 cm uzunluğunda kesilmiş plastik boru çemberlerinin üzerine konularak, kafesin tabanının uygun bir köşesine alınır.

NOT: Plastik boru, ve iç yuvalıkların çap ölçülerine dikkat ediniz. Bizler, 10 cm çapındaki iç plastik yuvalıklara, 10 cm çapında plastik boru kullanıyoruz.

Tel’de asılı orjinal ana yuvalığa, tekrar ikinci iç plastik yuvalık konularak, birinci kuluçka devresinde yapılan ön işlemler aynen uygulanmalı ve çifthanenin bölmesi açılarak erkek, dişi, ve yavrular biraraya getirilmelidir. Bu sürenin başlatılması ile, ikinci kuluçka devresı için çiftleşmeler gerçekleşecek, yavruların beslenmesine ve yuvanın örülmesine erkek damızlık yardım edecektir.

İkinci yavru alma dönemindede çifthanelerde, yavru alma kafeslerinde, kum (grit), kireç, minareller ve dişilerin yuva örme malzemelerini devamlı bulundurunuz. Yuva örme malzemelerinin eksikliğinde, dişiler ilk yavrularının tüyelerini yolarak yuvalarını hazırlarlar. Avupa’nın değişik ülkelerinde tanıdığım ötücü ırk kanarya yetiştiricileri, ve ben, normal şartlarda sadece 2 kuluçka devresi ile yavru almaktayız. Üçüncü kuluçka devresi nadiren, iki kuluçka devresinde yeterli yavru alınamayan dişilerle gerçekleştirilmektedir.

Bunun başlıca nedenleri, damızlıkları yıpratmamak, yavru alma işlemini kuşlar tüye girmeden gerçekleştirmek, birinci ve ikinci yavru alma dönemlerinin yavrularını, 15.10 tarihinden 15.12 tarihine kadar eğiterek, aralık ayının ortalarında başlayan yarışmalara yetiştirmektir.






Blogger tarafından desteklenmektedir.